Bugün, 26 Ekim 2026.
SEFiA İklim Gündemi’nin 104. sayısına hoş geldiniz…
Bu sayıda, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından hazırlanan “Emisyon Açığı 2026” raporunu merkeze alıyoruz.
Yorum ve geri dönüşlerinizi bekliyoruz!
Keyifli okumalar,
* Aşağıdaki sesli özet yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur ve bazı detayları içermeyebilir. Tüm bilgiler için bültenin tamamını okumanızı öneririz.
Çin Ekoloji ve Çevre Bakanlığı, COP31’de temiz teknolojilere yönelik gümrük vergilerinin ve korumacı ticaret politikalarının ele alınmasını istedi.
Temel Bulgular: Çin, güneş panelleri ve elektrikli araçlara yönelik ticaret kısıtlamalarına karşı çıkarken gelişmiş ülkelerden daha güçlü emisyon azaltım hedefleri talep ediyor. Ayrıca 2035 yılına kadar yıllık 300 milyar dolar iklim finansmanı hedefi için bir yol haritası ve uyum finansmanının üç katına çıkarılmasını talep ediyor.
Neden Önemli?: Çağrı, COP31’de temiz teknoloji ticareti ve iklim finansmanının birlikte ele alınması beklentisini güçlendiriyor.
Avrupa Konseyi, enerji dönüşümünün fosil yakıt bağımlılığını ve enerji maliyetlerini azaltarak enerji güvenliğini güçlendirmedeki rolünü vurguladı.
Temel Bulgular: AB liderleri, yenilenebilir enerji, elektrifikasyon, şebeke, depolama ve verimlilik yatırımlarının hızlandırılmasını ve yüksek enerji fiyatlarından etkilenen sektörlere yönelik geçici desteklerin sürdürülmesini talep ettiler. Güneş enerjisi, Mart-Ekim 2026 döneminde 40 milyar avroyu aşan gaz ithalatını önledi.
Neden Önemli?: AB, enerji dönüşümünü iklim hedeflerinin yanı sıra rekabetçilik, enerji güvenliği ve fiyat dalgalanmalarına karşı dayanıklılıkla ilişkilendiriyor.
İklim Eylem Takipçisi (Climate Action Tracker – CAT), ABD ve Kanada’nın iklim politikalarındaki gerilemeyi değerlendirerek ülkelerin performansını sırasıyla “Kritik Derecede Yetersiz” ve “Son Derece Yetersiz” olarak sınıflandırdı.
Temel Bulgular: Kanada’nın 2030 için öngörülen emisyon azaltımı %30’dan %14’e geriledi. ABD’de emisyon standartları ve temiz enerji teşvikleri geri çekilirken, 2030 sonrası yenilenebilir enerji kapasite artışı önceki tahminlerin yaklaşık %80 altında kalabilir.
Neden Önemli?: Politika gerilemeleri, küresel emisyon hedeflerine ulaşılmasını güçleştirirken temiz enerji yatırımlarında belirsizlik yaratıyor.
Urgewald tarafından hazırlanan 2026 Küresel Kömürden Çıkış Listesi, yeni kömür projelerinin iptallerinin arttığını ve şirketlerin %95’inin çıkış planı olmadığını ortaya koyuyor.
Temel Bulgular: 2025 yılında 76 proje iptal edilirken veya ertelenirken 257 yeni proje açıldı. Planlanan 606 kömürlü elektrik projesinin kapasitesi 740 GW’ı aşıyor. Türkiye ve Avustralya’da genişleme sürerken, 400’ü aşkın finans kuruluşu kömüre kısıtlama getiriyor.
Neden Önemli?: Bulgular, kömürden çıkış taahhütleriyle yatırımlar arasındaki açığı ve yeni projelerin finansmanının sınırlandırılması ihtiyacını ortaya koyuyor.
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA), Dünya Enerji Dönüşümü Görünümü 2026 raporunda enerji verimliliğindeki ilerlemenin 2030 hedeflerinin gerisinde kaldığını belirtiyor.
Temel Bulgular: Yıllık verimlilik iyileşmesi son üç yılda %2’nin altında kaldı. Mevcut politikalarla 2026-2030 döneminde %3 iyileşme beklenirken, 1,5°C hedefine ulaşmak için %4,4 gerekiyor. Yenilenebilir kapasitenin 2050’ye kadar 38,2 TW’ye, yıllık enerji dönüşümü yatırımlarının ise ortalama 10,3 trilyon dolara ulaşması gerekiyor.
Neden Önemli?: Verimlilik, elektrifikasyon, şebeke ve depolama yatırımlarının yenilenebilir enerjiyle birlikte hızlandırılması gerekiyor.
LSE Grantham Araştırma Enstitüsü, COP31 öncesi değerlendirmesinde Türkiye’nin 2025 İklim Kanunu’nu önemli bir adım olarak görürken 2053 net sıfır hedefi için daha güçlü azaltım hedefleri ve uygulama mekanizmaları öneriyor.
Temel Bulgular: Raporda 2030 ve 2035 hedeflerinin güçlendirilmesi, ETS’de mutlak ve azalan emisyon üst sınırı, kömürden çıkış takvimi ve fosil yakıt sübvansiyonlarının kaldırılması öneriliyor. Sektörel yol haritaları, iklim bütçelemesi, şirket geçiş planları ve sosyal diyalog ile kırılgan grupların katılımına dayalı adil geçiş mekanizması da öne çıkıyor.
Neden Önemli?: COP31 ev sahipliği, Türkiye’nin iklim taahhütlerini somut uygulama ve finansman mekanizmalarına dönüştürmesi için fırsat sunuyor.
Türkiye ETS Piyasasının İşletilmesine İlişkin Yönetmelik, Resmî Gazete’de yayımlanarak emisyon tahsisatlarının ticaretini ve piyasa katılımcılarının yükümlülüklerini düzenledi.
Temel Bulgular: EPİAŞ’ın işleteceği birincil, ikincil ve spot tahsisat piyasaları ile ücretsiz ve tamamlayıcı tahsisatlar ile ihale süreçleri düzenlendi. Piyasalar açılana kadar yükümlülük doğurmayan bir sanal uygulama gerçekleştirilecek. 2026 doğrulanmış emisyonları için tamamlayıcı tahsisat fiyat mekanizması uygulanabilir.
Neden Önemli?: Düzenleme, karbon piyasasının operasyonel altyapısını oluşturarak işletmelerin karbon maliyetlerini yönetmesini ve ETS’ye hazırlanmasını destekliyor.
Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP) ve Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) tarafından hazırlanan rapor, Türkiye’de fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğinin yıllık ekonomik maliyetinin 55 milyar dolara ulaştığını ortaya koyuyor.
Temel Bulgular: PM₂.₅ kirliliğinin %52’si fosil yakıtlardan kaynaklanıyor. Kirlilik, yılda yaklaşık 26.500 erken ölüm ve 8,5 milyon iş günü kaybıyla ilişkilendirilirken, maliyeti 2024 GSYH’sinin %4,1’ine ulaşıyor. Komşu ülkelerde de milyarlarca dolarlık sağlık maliyetleri oluşuyor.
Neden Önemli?: Bulgular, yeni kömür yatırımlarının durdurulmasını ve mevcut santrallerde çalışanlar ile yerel toplulukların haklarını koruyan adil bir planla çıkış yapılmasını destekliyor.
✍ : Birleşmiş Milletler Çevre Programı (United Nations Environment Programme – UNEP)
UNEP tarafından hazırlanan Emisyon Açığı Raporu 2026, mevcut politikalar ve iklim taahhütleriyle Paris Anlaşması hedefleri arasındaki açığı inceliyor. Küresel ısınmayı 1,5°C ile aşım olmadan veya sınırlı aşımla tutma olanağının kaybedildiğini, önceliğin aşımın büyüklüğünü ve süresini azaltarak yüzyıl sonunda yeniden 1,5°C’ye dönmek olduğunu ortaya koyuyor. Rapor, emisyon senaryolarını, ulusal katkı beyanlarını, net sıfır hedeflerini ve sektörel dönüşüm gerekliliklerini değerlendiriyor.
Kapsam
Rapor, 2030, 2035 ve 2040 yıllarındaki emisyon düzeylerini ve yüzyıl sonuna kadar beklenen sıcaklık artışını farklı politika ve taahhüt senaryolarıyla karşılaştırıyor. G20 ülkelerinin iklim hedefleri ile yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, fosil yakıt kullanımı, metan ve ormansızlaşma alanlarındaki ilerlemelerini inceliyor. Analiz, 220’den fazla iklim politikası değerlendirmesinden elde edilen bulgularla destekleniyor.
Temel Bulgular
Küresel sera gazı emisyonları 2025 yılında 58,4 milyar ton CO₂ eşdeğerine ulaştı. Bu düzey 2024 yılına yakın olsa da, belirsizlikler emisyonların zirve yaptığı veya düşüşe geçtiği sonucuna varılmasını engelliyor. Fosil yakıt kaynaklı CO₂ emisyonları ise artmaya devam ediyor.
Mevcut politikalar, yüzyıl sonunda 2,8°C ısınmaya işaret ediyor. Ulusal katkı beyanlarının (NDC) tamamen uygulanmasıyla bu değer 2,6°C’ye, net sıfır taahhütlerinin gerçekleştirilmesiyle ise 2,1°C’ye düşüyor. Yeni NDC’lerin küresel sıcaklık beklentisine etkisi sınırlı kalıyor.
En düşük aşım senaryosunda, küresel ısınmanın yüzyıl ortasında 1,7-1,8°C ile sınırlandırılması ve 2100 yılında yaklaşık %50 olasılıkla yeniden 1,5°C’ye veya daha altına düşmesi öngörülüyor. Bunun için emisyonların 2025 yılına kıyasla 2030 yılında %18, 2035 yılında %45 ve 2040 yılında %69 azaltılması gerekiyor. Mevcut taahhütler ise 2035’e kadar yalnızca %11-15 azaltım sağlıyor.
Yüzyıl sonunda 1,5°C’ye dönüş için hızlı emisyon azaltımının yanı sıra yaklaşık 320 milyar ton CO₂’nin atmosferden uzaklaştırılarak kalıcı biçimde depolanması gerekiyor. Bu ölçekte karbon gideriminin teknolojik ve sosyoekonomik belirsizlikleri, azaltımın ertelenmesini daha riskli hale getiriyor.
En düşük aşım senaryosunda, 2025 yılına kıyasla 2035 yılına kadar yenilenebilir elektrik kapasitesinin en az üç katına çıkarılması, kömürden elektrik üretiminin en az %75 ve metan emisyonlarının en az %25 azaltılması gerekiyor. Kömürden elektrik üretiminin 2040 yılına kadar küresel ölçekte fiilen sona ereceği öngörülüyor.
1,5°C’ye Geri Dönüş İçin 2035 Yılına Kadar Gerekli Üç Adım

İklim politikalarının etkinliğine ilişkin kanıtlar güçleniyor. İncelenen elektrik sektörü politikaları ortalama %9, karbon vergileri ve ETS gibi ekonomik araçlar ise sektörler genelinde %5-13 emisyon azaltımı sağlıyor. Ancak etkiler ülke, sektör ve dönemlere göre farklılaştığından, başarılı uygulamaların yaygınlaştırılması ve sürdürülmesi gerekiyor.
Neden Önemli?
COP31’e ev sahipliği yapacak Türkiye, raporda 2025 yılında emisyonlarını mutlak miktarda en fazla artıran G20 ülkeleri arasında ikinci sırada yer alıyor. Mevcut politikalarla 2035 yılında ulaşılması beklenen emisyon düzeyinin açıklanan hedefin yaklaşık %20 altında kalması, Türkiye’nin COP31 öncesinde daha güçlü bir ulusal katkı beyanı, kömürden çıkış takvimi ve yeni kömür yatırımlarının durdurulmasına yönelik adımlarla iklim politikalarını güçlendirme ihtiyacını öne çıkarıyor. Kömüre bağımlı yerel ekonomilerin dönüşümü için adil geçiş, finansman ve sosyal destek mekanizmalarının somutlaştırılması da önem taşıyor.
SEFiA İklim Gündemi ekibi olarak takip ettiğimiz değerlendirme yazılarını ve diğer önemli gelişmeleri derliyoruz.