İklim Gündemi

SEFiA İklim Gündemi #102 | Elektrifikasyon Çağı: IEA Özel Raporu

sefia-iklim-gundemi-102-web

Bugün, 28 Eylül 2026.

SEFiA İklim Gündemi’nin 102. sayısına hoş geldiniz…

Bu sayıda, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından hazırlanan “Elektrifikasyon Çağı” özel raporunu merkeze alıyoruz.

Yorum ve geri dönüşlerinizi bekliyoruz!

Keyifli okumalar,

* Aşağıdaki sesli özet yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur ve bazı detayları içermeyebilir. Tüm bilgiler için bültenin tamamını okumanızı öneririz.

BM Genel Sekreteri António Guterres, hükümetlere 1,5°C hedefiyle uyumlu, açık takvimlere dayanan ve etkilenen çalışanları ile toplumları koruyan fosil yakıtlardan uzaklaşma planları hazırlama çağrısında bulundu.

  • Temel Bulgular: Guterres, son yıllarda artan savaşlar ve askeri müdahalelerin küresel istikrarsızlığı derinleştirdiği bir dönemde, büyük petrol şirketlerinin yüksek kârlarını sürdürmesine karşın gelişmekte olan ülkelerin iklim etkileriyle mücadele için ihtiyaç duyduğu finansmanın yetersiz kaldığını vurguladı. En fazla kirleten ve kâr sağlayan aktörlerin iklim zararlarının karşılanmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.

  • Neden Önemli?: Çağrı, fosil yakıtlardan uzaklaşmayı enerji dönüşümünün yanı sıra finansman, iklim adaleti ve çalışanların korunmasıyla birlikte ele alan küresel bir çerçeve ortaya koyuyor.

ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), kömür ve doğal gaz santrallarına yönelik 2024 tarihli karbon emisyonu standartlarının büyük bölümünü yürürlükten kaldırdı ve kalan sera gazı düzenlemelerinin de kaldırılmasını önerdi.

  • Temel Bulgular: Düzenlemelerin kaldırılmasının enerji sektöründe 310 milyar dolarlık maliyet tasarrufu sağlayacağı öngörülüyor. Kalan standartların da kaldırılması halinde önümüzdeki 10 yılda 123 milyon ton ek karbon emisyonu oluşabileceği hesaplanıyor.

  • Neden Önemli?: Karar, küresel ölçekte fosil yakıtlardan uzaklaşma çağrılarının güçlendiği bir dönemde ABD elektrik sektöründeki federal emisyon düzenlemelerinin zayıflamasına işaret ediyor.

Almanya Federal Çevre Bakanlığı (BMUKN), ülkenin en geç 2045 yılına kadar iklim nötr hale gelmesi ve fosil yakıtlardan uzaklaşması için izleyeceği yol haritasını yayımladı.

  • Temel Bulgular: Almanya, yenilenebilir enerjinin elektrik tüketimindeki payını 2030’a kadar en az %80’e çıkarmayı ve kömürden en geç 2038 yılında çıkmayı hedefliyor. Elektrik şebekelerinin genişletilmesi, yeni gaz santrallerinin zaman içinde yeşil hidrojene dönüştürülmesi ve ulaşım, binalar ile sanayide elektrifikasyon planının diğer unsurlarını oluşturuyor.

  • Neden Önemli?: Yol haritası, iklim nötrlüğü hedefini enerji arzından son kullanıma kadar sektör bazlı dönüşüm adımları ve enerji ithalatına bağımlılığın azaltılmasıyla ilişkilendiriyor.

Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi’nin (JRC) EDGAR verilerine dayanan 2026 raporu, Türkiye’nin küresel sera gazı emisyonlarında 13. sırada yer aldığını gösteriyor. Türkiye raporda ayrıca emisyonlarını en hızlı artıran ülke olarak yer alıyor.

  • Temel Bulgular: Küresel sera gazı emisyonları 2025’te %0,7 artarak 54 GtCO₂e ile rekor seviyeye ulaştı. Türkiye’nin emisyonları ise %4,2 artarak yaklaşık 611 MtCO₂e’ye çıktı ve Türkiye en büyük 16 emisyon kaynağı arasında oransal olarak en yüksek artışı kaydetti.

  • Neden Önemli?: Veriler, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı döneminde açıkladığı enerji dönüşümü hedeflerinin mutlak emisyon azaltımına nasıl yansıyacağını sorusunu gündeme getiriyor.

Private Equity Climate Risks tarafından yayımlanan 2026 değerlendirmesi, dünyanın önde gelen 20 özel sermaye şirketinin fosil yakıt yatırımlarının büyüklüğünü ve iklim üzerindeki etkilerini ortaya koyuyor.

  • Temel Bulgular: Toplam 7,3 trilyon dolarlık varlığı yöneten 20 şirket, 1.050’den fazla fosil yakıt varlığına sahip enerji şirketlerini destekliyor. Bu portföylerin yıllık emisyonu yaklaşık 1,5 gigaton seviyesinde. Şirketlerin ayrıca 15 bin mil boru hattı ve 324 fosil yakıtlı santralde 124 GW kapasiteyle bağlantısı bulunuyor.

  • Neden Önemli?: Bulgular, enerji dönüşümünde kamu politikalarının yanı sıra özel sermayenin yatırım tercihleri, emisyon şeffaflığı ve portföy dönüşümünün de belirleyici olduğunu gösteriyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri’nin İklim Etkinliği’nde COP31’in iklim kararlarının uygulamaya dönüştürüldüğü bir zirve olması ve adil geçişin kalkınma ve refah hedefleriyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

  • Temel Bulgular: Açıklamada, finansman ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler sürerken ülkelerden aynı hızda dönüşüm beklenemeyeceği belirtiliyor. Türkiye, COP31 Başkanlığı kapsamında elektrifikasyon ve uygulamaya öncelik vereceğini ifade ederken, fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik bir hedef veya takvim açıklamadı.

  • Neden Önemli?: COP31 Başkanlığı’nın uygulama ve adil geçiş gündemi, küresel iklim müzakerelerinde fosil yakıtlardan uzaklaşmanın nasıl hayata geçirileceğine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde şekilleniyor.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA), COP31 Türkiye Başkanlığı ve Global Renewables Alliance ile hazırladığı değerlendirmede, küresel yenilenebilir enerji kapasitesini 2030’a kadar üç katına çıkarma hedefi için kurulum hızının önemli ölçüde artması gerektiğini ortaya koyuyor.

  • Temel Bulgular: Küresel yenilenebilir enerji kapasitesi 2025 yılında eklenen rekor 693 GW ile 5,15 TW’a ulaştı. Ancak 2030 yılındaki 11,2 TW hedefine ulaşmak için 2026-2030 döneminde yılda ortalama 1,2 TW yeni kapasite kurulması ve şebeke yatırımlarının yıllık yaklaşık 1 trilyon dolara çıkarılması gerekiyor.

  • Neden Önemli?: Rekor büyümeye rağmen 2030 hedefinin yakalanması, yenilenebilir enerji kurulumları kadar şebeke, depolama ve finansman yatırımlarının da hızlandırılmasını gerektiriyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından hazırlanan Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, sürdürülebilir yatırımları sınıflandırmak ve yeşil finansmana erişimi kolaylaştırmak amacıyla yürürlüğe girdi.

  • Temel Bulgular: Taksonomi, 16 sektörde 137 ekonomik faaliyeti ve 6 çevresel hedefi kapsıyor. Uyum için “önemli katkı”, “önemli zarar vermeme” ve “asgari sosyal koruma” koşullarının birlikte karşılanması gerekiyor. Reel sektörde raporlama gönüllü olurken, finans sektöründe zorunlu raporlama 1 Ocak 2029’da başlayacak.

  • Neden Önemli?: Taksonomi, hangi yatırımların çevresel açıdan sürdürülebilir kabul edileceğine ilişkin ortak kriterler getirerek yeşil finansmanın yönlendirilmesi ve yeşile boyama riskinin azaltılması için ulusal bir çerçeve oluşturuyor.

✍ : Uluslararası Enerji Ajansı (International Energy Agency – IEA)

Uluslararası Enerji Ajansı tarafından yayımlanan rapor, küresel enerji sisteminin giderek daha fazla elektriğe dayalı hale geldiğini ortaya koyuyor. 2019 yılından bu yana elektrik talebi, toplam enerji talebinin iki katından daha hızlı büyüyor. Bu artış elektrikli araçlar, ısı pompaları, iklimlendirme, sanayinin elektrifikasyonu, veri merkezleri ve yapay zekâ tarafından destekleniyor. Elektrik, küresel nihai enerji tüketiminin yaklaşık %23’ünü oluşturmasına rağmen, küresel GSYH’nin yaklaşık yarısını oluşturan ekonomik faaliyetlere güç sağlıyor.

Türkiye ve Avustralya’nın talebiyle IEA-COP31 stratejik ortaklığı kapsamında hazırlanan rapor, elektrifikasyonun enerji güvenliği, maliyetler ve emisyon azaltımı açısından sunduğu fırsatları değerlendiriyor. Mevcut teknolojilerle önemli ve ekonomik açıdan rekabetçi bir elektrifikasyon potansiyeline işaret eden IEA, bu dönüşüm için temiz elektrik üretiminin artırılması, şebeke yatırımlarının hızlandırılması, finansmana erişimin iyileştirilmesi ve elektrikli teknolojilerin ilk yatırım maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini vurguluyor.

Kapsam

Rapor, binalar, ulaştırma ve sanayide elektrifikasyonun mevcut durumunu ve 2035 yılına kadar gelişme potansiyelini inceliyor. Elektrikli araçlar, ısı pompaları, elektrikli pişirme ve sanayide elektrik temelli ısı üretimi gibi teknolojilerin ekonomik rekabetçiliğini değerlendiriyor. Ayrıca farklı bölgelerde elektrifikasyonun gelişimini ve enerji ithalatı, hanehalkı harcamaları ile emisyonlar üzerindeki etkilerini ele alıyor.

Senaryolara Göre Sektörel Elektrifikasyon Oranları, 2025 ve 2035

Temel Bulgular

  • Elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payı 2025 yılında yaklaşık %23 seviyesinde. IEA’nın Yüksek Elektrifikasyon Senaryosu’na (HES) göre bu pay 2035 yılında %35’e kadar çıkabilir. Mevcut teknoloji, enerji fiyatları ve finansman koşullarında ekonomik açıdan rekabetçi elektrifikasyon potansiyelinin tamamının değerlendirilmesi halinde ise %33 seviyesine bugünkü koşullarla dahi ulaşılabilir.

  • En büyük dönüşüm potansiyellerinden biri ulaştırmada görülüyor. Elektriğin ulaştırma sektörünün enerji tüketimindeki payı bugün yaklaşık %2 iken HES kapsamında 2035 yılında %13’e ulaşabilir. Elektrikli araçların içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla 2 ila 4 kat daha verimli olması, toplam enerji tüketiminin de azalmasına yol açıyor.

  • Elektrifikasyon için önemli bir ekonomik potansiyel halihazırda mevcut. Bugünkü koşullarda konutlardaki yakıt tüketiminin ve petrol kullanan karayolu taşımacılığının yaklaşık yarısı rekabetçi biçimde elektriklendirilebilir. Sanayide fosil yakıtlara dayalı düşük ve orta sıcaklıklı ısı talebinin yaklaşık %40’ı için de benzer bir potansiyel bulunuyor.

  • Elektrifikasyon enerji güvenliğini güçlendirebilecek bir araç olarak öne çıkıyor. HES kapsamında 2035 yılına gelindiğinde ithalatçı ülkelerin petrol ithalatı günlük 15 milyon varil, doğal gaz ithalatı ise yılda 120 milyar metreküp azalabilir. Kömür ithalatında da yıllık 100 milyon ton kömür eşdeğerinde bir düşüş gerçekleşebilir.

  • Fosil yakıt ithalatındaki azalma önemli ekonomik tasarruflar sağlayabilir. 2035 yılı itibarıyla yıllık ithalat faturalarındaki tasarrufun gelişmiş ekonomilerde ve Çin’de 300 milyar dolara, diğer gelişmekte olan ekonomilerde ise 100 milyar doların üzerine çıkabileceği hesaplanıyor.

  • Elektrikli teknolojiler daha yüksek ilk yatırım gerektirebilse de enerji verimliliği sayesinde kullanım maliyetlerini düşürebiliyor. Küresel ortalamada elektriğe harcanan 100 dolar, elektrikli bir araçla benzinli bir araca kıyasla yaklaşık 3 kat daha fazla mesafe kat edilmesini sağlıyor. HES kapsamında daha düşük işletme maliyetleri sayesinde 2035 yılında hanehalkı enerji faturalarının da bugünkü seviyelerin altına inmesi öngörülüyor.

  • Elektrifikasyonun iklim açısından sağlayacağı kazanım, elektriğin nasıl üretildiğine bağlıdır. Düşük emisyonlu elektrik üretiminin hızla artırıldığı HES kapsamında nihai kullanımdan kaynaklanan emisyonlar 2035 yılına kadar %40, toplam enerji sektörü emisyonları ise 2025 seviyesine göre yarıdan fazla azalabilir. Bu nedenle elektrifikasyon ile düşük emisyonlu elektrik üretiminin eş zamanlı ilerlemesi önem taşıyor.

Rapora ulaşmak için tıklayın.

Benzer Yazılar