Bugün, 14 Eylül 2026.
SEFiA İklim Gündemi’nin 101. sayısına hoş geldiniz…
Bu sayıda, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından hazırlanan “Türkiye 2026: Enerji Politikası İncelemesi” raporunu merkeze alıyoruz.
Yorum ve geri dönüşlerinizi bekliyoruz!
Keyifli okumalar,
* Aşağıdaki sesli özet yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur ve bazı detayları içermeyebilir. Tüm bilgiler için bültenin tamamını okumanızı öneririz.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından hazırlanan güncel değerlendirmeye göre, Hürmüz Boğazı’ndaki LNG tedarikindeki aksamalar ve doğal gaz fiyatlarının yükselmesi, küresel kömür talebini yeniden artırıyor.
Temel Bulgular: Küresel kömür talebinin 2026 yılında %1,2 artarak 8,94 milyar tonla rekor kırması bekleniyor. Çin’de talebin %1 artışla 5 milyar tona, Hindistan’da ise %4,2 artışla 1,35 milyar tona ulaşacağı öngörülüyor. Orta Doğu’daki gerilimin azalması halinde küresel talep 2027 yılında %0,4 gerileyebilir, ancak 2025 yılı seviyesinin üzerinde kalacak.
Neden Önemli?: Küresel kömür talebinin beklenen düşüşün aksine yeni bir rekora yönelmesi, enerji krizinin kömürden çıkışı geciktirerek iklim hedeflerine ulaşmayı zorlaştırabileceğini gösteriyor.
Hidrojen Konseyi tarafından hazırlanan “Küresel Hidrojen Pusulası: 2026” raporu, temiz hidrojen yatırımlarının artmaya devam ettiğini, ancak pazarın büyümesinde politika uygulamalarının belirleyici bir rol oynadığını gösteriyor.
Temel Bulgular: Nihai yatırım kararı alınmış, inşa halindeki veya faaliyete geçmiş 579 projede taahhüt edilen yatırım 130 milyar dolara, kapasite ise yıllık 6,9 milyon tona ulaştı. Faaliyetteki kapasite son bir yılda %70 artarak 1,7 milyon tona çıktı. 2030 yılında oluşabilecek yıllık 11 milyon ton talebin yalnızca 6 milyon tonu yürürlükteki politikalarla güvence altına alınmış durumda.
Neden Önemli?: Hidrojen projelerinin ölçeklenmesi, yeni hedeflerden çok mevcut politikaların uygulanmasına ve güvenilir talep oluşturulmasına bağlı.
E3G tarafından hazırlanan ve petrol talebindeki düşüşün jeopolitik sonuçlarını inceleyen rapor, asıl riskin düşüşün hızından çok dönüşümün düzensiz gerçekleşmesinden kaynaklanacağını ortaya koyuyor.
Temel Bulgular: Küresel petrol talebinin 2030-2035 arasında zirveye ulaşması beklenirken, 17 üretici ülkede petrol ve gaz gelirleri kamu gelirlerinin %40’ından fazlasını oluşturuyor. Gelir kayıpları borç sorunları, toplumsal huzursuzluk ve göç baskısı yaratabilirken üreticileri kısa vadeli gelirlerini ve pazar paylarını korumaya yöneltebilir. Rapor, ithalatçı ülkeler ile finans kuruluşlarına ekonomik çeşitlendirme, geçiş finansmanı ve öngörülebilir talep sinyalleri konusunda eşgüdüm çağrısı yapıyor.
Neden Önemli?: Petrol talebinin azaltılması kadar, üretici ülkelerdeki mali ve toplumsal kırılganlıkların yönetilmesi de istikrarlı ve adil bir enerji geçişi için önem taşıyor.
UNEP ve İklim ve Temiz Hava Koalisyonu tarafından hazırlanan çalışma, iklim eylemi ile hava kirliliğinin birlikte ele alınmasının önemli sağlık ve ekonomik kazanımlar sağlayabileceğini gösteriyor.
Temel Bulgular: Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve temiz ısıtmanın da aralarında bulunduğu 25 çözüme yatırılan her 1 dolar, 15 dolara kadar ekonomik fayda yaratabilir. Önlemlerin tamamen uygulanmasıyla 2050 yılına kadar 144 milyon erken ölüm önlenebilir, karbondioksit emisyonları yarıya indirilebilir, metan emisyonları ise %60 oranında azaltılabilir.
Neden Önemli?: Çalışma, fosil yakıt kullanımını azaltan politikaların iklim ve halk sağlığı açısından maliyetlerinin çok üzerinde fayda sağlayabileceğini ortaya koyuyor.
COP31’e ilişkin güncel değerlendirmeler, zirvenin 1,5°C eşiğinin aşılması, ABD’nin iklim rejiminden çekilmesi ve iklim finansmanındaki daralma nedeniyle zorlu geçeceğine işaret ediyor.
Temel Bulgular: COP31’de adil geçiş mekanizması, iklim finansmanı, azaltım, uyum ve ticaret başlıklarının öne çıkması bekleniyor. Türkiye’nin öncelikleri elektrifikasyon girişimi ve iklim projeleriyle finansman kaynaklarını buluşturacak Uygulama Köprüsü’nün kalıcılaştırılması. Uzmanlara göre başkanlığın güvenilirliği, Türkiye’nin ulusal hedeflerini güçlendirmesine ve fosil yakıtlardan uzaklaşma iradesini göstermesine bağlıdır.
Neden Önemli?: COP31’in başarısı, yalnızca yeni girişimlere değil, finansman ve fosil yakıtlardan uzaklaşma konularında somut ilerleme sağlanmasına bağlı olacak.
COP31 Başkanı Murat Kurum, İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi’nde iklim finansmanının gelecekteki ekonomik ve sosyal kayıpları önleyen stratejik bir yatırım olarak ele alınması yönünde çağrıda bulundu.
Temel Bulgular: Küresel iklim finansmanı ihtiyacı 7,5-9 trilyon dolar düzeyindeyken, mevcut finansman yaklaşık 1,9 trilyon dolar düzeyinde kalıyor. COP31 Başkanlığı ve UNDP ortaklığındaki İklim Uygulama Köprüsü (CIB), ülkelerin iklim hedeflerini finansmana hazır proje portföylerine dönüştürmeyi amaçlıyor.
Detaylı Bakış: Köprünün ilk uygulamalarından biri olan SURFF (Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansmanı Faaliyeti), yerel yönetimlerin proje geliştirme ve finansmana erişim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.
Neden Önemli?: Girişimlerin etkisi, iklim hedefleri ile finansman arasındaki boşluğu kapatacak somut ve uygulanabilir yatırımlar üretebilmesine bağlı olacak.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB), COP31 öncesinde sigortacılığın iklim risklerini yalnızca tazmin eden değil, önceden belirleyen ve azaltan bir yapıya dönüşmesi gerektiğini vurguluyor.
Temel Bulgular: TSB iklim verilerinin, risk modellemesinin ve finansal kapasitenin şehirler, altyapılar ve yeşil yatırımlar henüz tasarlanırken kullanılmasını öneriyor. COP31’de kurulması planlanan Sigorta Evi, kamu kurumları, sigorta şirketleri, yatırımcılar ve kalkınma finansmanı kuruluşlarını bir araya getirecek. Türkiye İklim Riski ve Sigorta Çalışması ile bölge ve sektörlerin iklim risklerine maruziyetinin belirlenmesi hedefleniyor.
Neden Önemli?: Risklerin erken belirlenmesi ve sigorta kapsamının genişletilmesi, iklim yatırımlarını daha dayanıklı ve finansmana erişilebilir hale getirebilir.
İkizköy, Karacahisar ve Çamköy sakinleri Akbelen’deki acele kamulaştırma kararına karşı açılan davanın 16 Eylül’de görülecek duruşması öncesinde dayanışma çağrısı yaptı.
Temel Bulgular: YK Enerji’nin Yeniköy-Kemerköy Termik Santralı’na kömür sağlayan maden sahasını genişletmek amacıyla alınan acele kamulaştırma kararının yürütmesi Danıştay tarafından durduruldu. Köylüler kararın iptalini ve topraklarının anayasal güvence altına alınmasını talep ediyor. Açıklamada, ormanlar, zeytinlikler, su kaynakları ve geçim alanlarının korunmasının kamu yararının bir parçası olduğu vurgulanıyor.
Neden Önemli?: Dava, kömür madenciliği yatırımları ile mülkiyet, geçim kaynakları ve ekosistemlerin korunması arasındaki kamu yararı dengesinin nasıl kurulacağını belirleyebilir.
✍ : Uluslararası Enerji Ajansı (International Energy Agency – IEA)
Rapor, Türkiye’nin enerji sektörünü hızla büyüyen talep, yapısal enerji ithalatı bağımlılığı ve 2053 net sıfır hedefinin kesişiminde değerlendiriyor. Türkiye yenilenebilir enerji, enerji altyapısı ve nükleer enerji alanlarında ilerleme kaydederken, fosil yakıtlara bağımlılığını sürdürmektedir. Bu durum, enerji güvenliği, maliyetler ve emisyon azaltımı açısından temel bir güçlük haline geliyor.

Türkiye’nin ilk İklim Kanunu’nun Temmuz 2025’te kabul edilmesi, iklim yönetişimi ve ulusal emisyon ticaret sisteminin kurulması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte, IEA iklim, enerji güvenliği ve sanayi rekabetçiliği hedeflerinin daha bütünleşik biçimde ele alınmasını öneriyor. Enerji piyasası reformlarının tamamlanması ve kömüre bağımlı bölgeler için adil ve planlı bir geçiş çerçevesinin oluşturulması da raporun temel politika önerileri arasında yer alıyor.
Kapsam
Rapor Türkiye’nin iklim ve enerji stratejilerini, enerji verimliliği politikalarını, elektrik ve yakıt piyasalarını inceliyor. Ulaşım ve binalar gibi nihai tüketim sektörlerinin yanı sıra enerjiye erişilebilirlik ve yatırım-finansman ortamı da değerlendirmeye dahil ediliyor. Değişken yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemine entegrasyonu ile sanayinin enerji performansı ve rekabetçiliği iki odak alanı olarak ayrıntılı biçimde ele alınıyor.
Temel Bulgular
Türkiye’nin elektrik talebi 2005-2024 döneminde yıllık ortalama %4,5 artarak IEA ülkeleri arasında en hızlı büyümeyi gösterdi. Talebin 2035 yılında 510 TWh’ye ulaşması bekleniyor.
Yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payının 2025 yılındaki %43 seviyesinden 2035 yılında %55 seviyesine yükselmesi öngörülüyor. Bu büyüme şebeke, depolama ve sistem esnekliği yatırımlarını gerekli kılıyor.
Kömür, 2024 yılında elektrik üretiminin %34’ünü karşıladı. Türkiye, 2025 yılında yaklaşık 120 milyon ton tüketimle Avrupa’nın en büyük kömür tüketicisi oldu.
Türkiye’deki 69 kömürlü termik santral için 2040 yılına kadar planlanmış bir emeklilik bulunmuyor. Yaklaşık 32 bin maden çalışanı ve kömüre bağımlı bölgeler için planlı adil bir geçiş çerçevesine ihtiyaç duyuluyor.
Türkiye’nin 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji, şebeke ve enerji verimliliği alanlarında toplam 128 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç duyduğu tahmin ediliyor. Yüksek sermaye maliyeti ve uzun vadeli finansman eksikliği yatırımları sınırlandırıyor.
Türkiye’deki emisyon ticaret sisteminin tamamlayıcı karbon fiyatlandırma araçlarıyla desteklenmesi öneriliyor. Organize sanayi bölgelerinin enerji verimliliği yatırımlarında daha etkin kullanılması ve karbon gelirlerinin sanayinin dönüşümüne yönlendirilmesi de öneriler arasında yer alıyor.
Konutların enerji verimliliği ve deprem dayanıklılığı açısından birlikte yenilenmesi, enerji faturalarını düşürmek ve kırılgan hanelerin dayanıklılığını artırmak için öncelikli olarak görülüyor.
IEA | Türkiye 2026: Enerji Politikası İncelemesi raporuna ulaşmak için tıklayın.
SEFiA İklim Gündemi ekibi olarak takip ettiğimiz değerlendirme yazılarını ve diğer önemli gelişmeleri derliyoruz.