#COP30 başladı! Araştırma Direktörümüz Ayşe Ceren Sarı, Belém'den gelişmeleri aktarıyor. Günün özetini için yukarıda bulunan videoyu izleyebilir, detaylı bilgi almak için yazıyı okuyabilirsiniz.
İklim Zirvesi’nin 3. Gününden merhaba,
Bugün müzakereler ve yan etkinlikler boyunca bilgi güvenilirliği, adil geçiş ve yerli toplulukların hakları öne çıktı.
Sabah saatlerinde İklim Değişikliğinde Bilgi Güvenilirliği Bildirgesi yayımlandı. Küresel Bilgi Güvenilirliği Girişimi Yürütme Komitesi tarafından hazırlanan bildirge, etkili iklim eyleminin toplumun tüm kesimlerinin erişebileceği güvenilir, bilim temelli ve şeffaf bilgiye dayanması gerektiğini vurguladı. Bildirge, imzacı tarafları uluslararası insan hakları hukuku ve Paris Anlaşması ilkeleri doğrultusunda, iklim değişikliğiyle ilgili bilginin güvenilirliği uluslararası, ulusal ve yerel düzeylerde teşvik etmeye taahhüt ediyor. Küresel Girişim Danışma Grubu’nun sivil toplum üyeleriyle iş birliği içinde hazırlanan Bildirge, şu ana kadar Belçika, Brezilya, Kanada, Şili, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Hollanda, İspanya, İsveç ve Uruguay olmak üzere 12 ülke tarafından onaylandı.
Günün öne çıkan en önemli raporu ise Uluslararası Enerji Ajanı Dünya Enerji Görünümü 2025’i (WEO) oldu. WEO 2025, küresel enerji dönüşümünün hız kazandığını ancak bu sürecin yönünü belirleyecek temel unsurların politik tercihler, yatırım kararları ve altyapı hazırlıkları olacağını vurguluyor. Fosil yakıt merkezli politikaları benimseyen aktörlerin —özellikle Trump yönetiminin— etkisi, mevcut politika senaryolarında açık biçimde hissediliyor. ABD’nin enerji politikalarındaki geri adımlar ya da yön değişiklikleri yalnızca ülke içi dengeleri değil, küresel enerji piyasalarının genel eğilimini de şekillendiriyor. Bununla birlikte rapor, tüm bu politik dalgalanmalara rağmen yenilenebilir enerji ve elektrifikasyonun teknolojik ve ekonomik ivmesinin güçlü biçimde devam ettiğini, bu eğilimin dönüşümün asıl itici gücü olmaya sürdüğünü ortaya koyuyor.
Gün boyunca teknik oturumlarda karbon piyasaları, finansman mekanizmaları ve adaptasyon hedefleri tartışıldı. Yerli toplulukların Amazon’daki doğrudan finansman talepleri Pachamama Alliance gibi inisiyatiflerle gündeme geldi. Öğleden sonra düzenlenen başkanlık etkinliğinde iklim verisinin eyleme dönüştürülmesi konuşuldu. Günün sonunda yapılan genel oturum ise müzakerelerdeki ilerlemeyi değerlendirdi. Taraflar uygulama odaklı çözümler ve bilgi şeffaflığı konularında ortak bir zemin arayışını sürdürüyor.
Ayrıca, dün size kaydı aldıktan sonra akşam saatlerinde yüzü aşkın yerli halk temsilcisi, ormanların ve toprakların geleceğine ilişkin kararlarda daha fazla söz hakkı talep ederek akreditasyonlu bölgeye girmeye çalıştı. “Topraklarımız satılık değil” sloganlarıyla seslerini duyuran protestocular, iklim adaletinin yerli toplulukların hakları tanınmadan mümkün olamayacağını güçlü biçimde vurguladı.