Blog

COP30’da 2. Gün Neler Oldu?

#COP30 başladı! Araştırma Direktörümüz Ayşe Ceren Sarı, Belém'den gelişmeleri aktarıyor. Günün özetini için yukarıda bulunan videoyu izleyebilir, detaylı bilgi almak için yazıyı okuyabilirsiniz.

COP30’un ikinci gününden merhaba!

Bugünün öne çıkan kavramları işbirliği ve sistem düşüncesi (systems thinking) oldu. Gerek genel kurul oturumlarında gerek yan etkinliklerde, iklim eyleminin yalnızca hedeflerle değil, farklı aktörlerin birlikte çalışmasıyla mümkün olacağı vurgulandı.

Ortak Genel Kurul Oturumu

Bugün yapılan ortak genel kurul oturumu (plenary), COP30’un yanı sıra CMP20 (Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı’nın 20. oturumu), CMA7 (Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı’nın 7. oturumu), SBSTA63 (Bilimsel ve Teknolojik Tavsiyeler Alt Organı’nın 63. oturumu) ve SBI63 (Uygulama Alt Organı’nın 63. oturumu) organlarını da kapsadı.
Ülkeler müzakerelerin ilerleyişine dair genel değerlendirmelerini paylaştı. İklim finansmanının bir lütuf değil, eylemlerin uygulanması için bir zorunluluk olduğu vurgulanırken, uyumun azaltımla eşit önemde ele alınması gerektiği söylendi. “Yoldaşlık, güven ve işbirliği ruhu” vurgusuyla COP30’un “uyum COP’u” olarak anıldığı belirtildi ve kimsenin geride bırakılmaması gerektiği hatırlatıldı. Brezilyada özellikle yerli halkların, Afrika kökenli toplulukların ve kırılgan grupların sürece dahil edilmesinin önemine değindi. Oturum genel olarak, uyumun güçlendirilmesi, kapsayıcılığın sağlanması ve iklim finansmanının adil biçimde yönlendirilmesi temaları etrafında şekillendi.

Resmî Oturumlar

COP30’un resmî (mandated) oturumlarında gün boyunca adil ve kapsayıcı iklim eylemi ele alındı. Yerel Topluluklar ve Yerli Halklar Platformu (LCIPP), “Bütüncül Sorumluluğa Dayalı İddialı ve Adil İklim Eylemi” temalı beşinci yıllık bilgi paylaşım toplantısını gerçekleştirdi. Burada yerli halkların bilgeliğinin politika süreçlerine nasıl entegre edilebileceği tartışıldı. Aynı zamanda COP Başkanlığı, sivil toplum ve taraf ülkeler arasında açık bir diyalog oturumu düzenleyerek şeffaflık ve katılımın güçlendirilmesi üzerine görüş alışverişinde bulundu. Gün, gençlik öncülüğünde yapılan forumda adil geçiş, iklim finansmanı ve kuşaklar arası adalet vurgusuyla tamamlandı.

Teknik Müzakereler

COP30 müzakerelerinde gündem oldukça yoğundu ve birçok başlıkta teknik istişareler gerçekleştirildi. Sabah oturumlarında, uyumun küresel hedefi, teknoloji uygulama programı ve küresel durumu değerlendirme sürecinin (global stocktake) prosedürel unsurları ele alındı. Adaptasyon Fonu, toplumsal cinsiyet ve iklim değişikliği ile gelişmekte olan ülkelerin raporlama ve kapasite geliştirme ihtiyaçları da önemli tartışma konuları arasındaydı. Günün ilerleyen bölümlerinde, iklim finansmanı, Kayıp ve Zarar Fonu’nun yönetişimi, tarım ve gıda güvenliği, temiz kalkınma mekanizması, yeşil iklim fonu ve küresel çevre tesisi raporları değerlendirildi. Ayrıca, adil geçiş (Just Transition) çalışma programı ve az gelişmiş ülkelerin iklim kapasitesinin güçlendirilmesi konularında da istişareler yapıldı. Genel olarak müzakereler, COP30’un teknik müzakere sürecinin hız kazandığı ve tarafların finansman, teknoloji transferi ve uyum konularında uzlaşı arayışlarını yoğunlaştırdığı bir gün olarak öne çıktı.

Başkanlık Etkinlikleri

COP30 Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinlikler, çok katmanlı iklim eylemini hızlandırmaya odaklandı. Sabah oturumlarında “Orman Sürekliliği ve Brezilya’nın Küresel İklim Gündemindeki Rolü” başlıklı toplantı, Amazon’un biyolojik çeşitliliği ile kalkınma hedefleri arasındaki dengeyi ele aldı. Gün boyunca iklim finansmanı, sürdürülebilir tarım, su yönetimi, döngüsel ekonomi, dijital altyapı ve biyoyakıtlar gibi konular tartışıldı.
Öğleden sonra yapılan “Mutirão for Multilevel Climate Action” oturumu, şehirler ve bölgeler arasındaki işbirliğini güçlendirme çağrısıyla sona erdi. Başkanlık etkinlikleri, Brezilya’nın ev sahipliğinde ekonomik kalkınma, sosyal adalet ve iklim eyleminin birlikte ilerleyebileceği bir dönüşüm vizyonunu öne çıkardı.

SEFiA katılımı – WWF TRACTION Yan Etkinliği

Bugün ayrıca Panda Pavilyon’da düzenlenen TRACTION yan etkinliğinde SEFiA’yı temsilen konuşmacı olarak yer aldım. Etkinlikte WWF sivil toplum ve özel sektörün iklim eylemindeki rolünü tartışmak üzere SEFiA, Yuvam Dünya, REC ve TÜSİAD temsilcilerini bir araya getirdi. Panelde, Türkiye’de iklim eyleminin önündeki engeller, AB Yeşil Mutabakatı, Bilim Temelli Hedefler (SBTi/SBTN) ve çok paydaşlı platformların dönüştürücü etkisi üzerine konuştuk. Bu oturum, kurumlar arası etkileşimi ve ortak kapasiteyi artırmak açısından önemli bir deneyim oldu.

2025 Küresel İklim Eylemi Yıllığı

Paris Anlaşması’nın 10. yılı vesilesiyle bugün yayımlanan 2025 Küresel İklim Eylemi Yıllığı (Yearbook of Global Climate Action 2025), küresel iklim eylemindeki ilerlemeleri ve mevcut açıkları ortaya koyuyor. BM İklim Değişikliği Sekretaryası ve Yüksek Düzey İklim Eylemi Temsilcileri tarafından hazırlanan rapor, sistem dönüşümünün başladığını ancak hızlanması gerektiğini vurguluyor. Bulgular, ülkelerin %95’inin iklim planlarının uygulanmasında şehirleri, işletmeleri ve sivil toplumu sürece dahil ettiğini, ancak finansman ve kapasite boşluklarının devam ettiğini gösteriyor.

Yerel hareketler

Ayrıca, akşam saatlerinde yüzü aşkın yerli halk temsilcisi, ormanların ve toprakların geleceğine ilişkin kararlarda daha fazla söz hakkı talep ederek akreditasyonlu bölgeye girmeye çalıştı. “Topraklarımız satılık değil” sloganlarıyla seslerini duyuran protestocular, iklim adaletinin yerli toplulukların hakları tanınmadan mümkün olamayacağını güçlü biçimde vurguladı.

Yarın

12 Kasım Çarşamba günü, 375’ten fazla kuruluş, akademisyen ve küresel lider (aralarında Christiana Figueres ve Laurence Tubiana da var) hükümetleri iklim dezenformasyonuyla mücadeleye ve bilgi bütünlüğünü korumaya çağıran bir açık mektup yayımlayacak. Üçüncü gün, bu çağrının yankılarıyla başlayacak gibi görünüyor.

Benzer Yazılar