Bugün, 1 Aralık 2025.
SEFiA İklim Gündemi’nin yeni sayısına hoş geldiniz…
UNFCCC 30. Taraflar Konferansı’nın hemen ardından yayımladığımız bu sayıda, COP30’un sonuçlarına bakıyor, Climate Club tarafından yayımlanan ‘2050 Yolunda Sanayi: Küresel Sanayi Dönüşümü ve Net-Sıfır Patikası’ raporunu merkeze alıyoruz.
Yorum ve geri dönüşlerinizi bekliyoruz!
Keyifli okumalar,
COP30 zirvesinin tamamlanmasının ardından küresel iklim hedeflerinin geleceğine ilişkin kritik sonuçlar öne çıkıyor. Adil geçiş uluslararası iklim gündeminde daha görünür hale gelirken, fosil yakıtlardan çıkış konusundaki kararlar sonuç metnine yansımadı. Müzakerelerde finansman, adaptasyon ve hak temelli dönüşüm öne çıkarken, ülkeler arasında hala derin ayrışmaların sürdüğü kaydedildi.
Olumlu Gelişmeler: Adil Geçiş Mekanizması üzerinde mutabakata varılması, dönüşümün toplumsal etkilerini gözeten politika yaklaşımının uluslararası zeminde kurumsallaşması ve adil geçişin finansmanı tartışmalarına imkan sağlaması açısından önemli bir ilerlemeye işaret ediyor. Ayrıca ormanlar ve ekosistemler için yeni finansman kaynaklarının gündeme taşınması, özellikle Amazon havzası için koruma kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sağlayacak ilerici bir adım olarak değerlendiriliyor.
Gelişim Kaydedilemeyen Alanlar: Fosil yakıtlardan çıkış konusunda ülkeler arasında bağlayıcı bir hedef üzerinde anlaşmaya varılamaması, zirvenin en kritik eksikliği olarak öne çıktı. Aynı şekilde ormansızlaşmayı durdurmaya yönelik küresel ve zorunlu bir plan kabul edilmedi. Özellikle bu konuda, gönüllü yol haritaları ve farklı ülke grupları tarafından yapılan irade açıklamalarıyla yetinilmesi iklim eyleminin hızlanması açısından önemli bir boşluk yaratıyor.
Türkiye ile Avustralya arasında sağlanan uzlaşı sonucunda, 2026 yılında düzenlenecek COP31’in fiziksel ev sahipliğini Türkiye üstlenirken, müzakereler Avustralya tarafından yönetilecek. COP31 öncesindeki süreçte Pasifik bölgesinden bir ada ülkesinde hazırlık toplantısı düzenlenmesi planlanıyor.
Neden Önemli?: Bu yeni model, alışılmış ev sahipliği pratiğine göre eşsiz ve yenilikçi bir yapılanmayı temsil ediyor: hem ev sahibi hem de müzakere liderliği küresel kuzey-güney dengesi ile Pasifik ve Akdeniz gibi eksenleri bir araya getirme potansiyeli taşıyor.
İklim Ağı Ne Diyor?: İklim Ağı’nın değerlendirmesinde, COP31’in Türkiye için ‘adil dönüşümle toplumun tüm kesimlerini kapsayan karbonsuz bir ekonomi inşa etme yönünde önemli bir fırsat’ sunduğu vurgulanıyor. Bu fırsatın, yalnızca ev sahipliği rolüyle sınırlı kalmayıp aynı zamanda güçlü iklim politikaları, fosil yakıtlardan çıkış stratejisi, yenilenebilir enerji yatırımları, iklim uyumu ve adil geçiş prensipleriyle somut politikalara dönüşmesi gerektiği ifade ediliyor.
Bir Adım Geriden: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31’in ‘adil, dengeli, kapsayıcı ve şeffaf’ olacak bir konferans olarak düzenleneceğini taahhüt etti.
Türkiye, İkinci Ulusal Katkı Beyanı ile 2035 iklim hedefinin azaltım iddiasına rağmen emisyonların önümüzdeki on yılda düşmeyeceğini, aksine artmaya devam edeceğini ortaya koyuyor. Hedef, mutlak azaltım yerine yüksek bir referans senaryoya göre tanımlandığı için gerçek bir dönüşüm iradesi yansıtmıyor.
Temel Bulgular: 2035 için öngörülen 643 milyon ton CO₂e değeri, 2023’e kıyasla yaklaşık %28’lik bir artışa denk geliyor. Olağan senaryoya göre ‘%41 azaltım’ hedefi mutlak emisyon anlamına gelmediğinden iklim hedeflerine hizmet etmiyor. Ayrıca hedefte fosil yakıtlardan çıkış takvimi, kömür azaltımı veya enerji sistemi dönüşümüne dair somut bir yol haritası bulunmuyor.
İklim Değişikliği Performans Endeksi (Climate Change Performance Index – CCPI) 2026 raporunu hazırlayan Uluslararası İklim Eylem Ağı (CAN International), Germanwatch ve NewClimate Enstitüsü’ne göre dünyada yenilenebilir enerji ve emisyon azaltımı alanlarında ilerleme olmasına rağmen, 52. sırada kalan Türkiye on yıldır ‘düşük/çok düşük’ performans kategorisinden çıkamıyor.
Neden Önemli?: Hiçbir ülkenin 1,5°C hedefiyle tam uyumlu olmaması küresel çabanın yetersizliğini ortaya koyarken, Türkiye’nin özellikle iklim politikası ve kömürden çıkış konularındaki zayıf performansı gerilemenin temel nedeni olarak öne çıkıyor.
Greenpeace tarafından COP30’da yayımlanan yeni bir rapor, Paris Anlaşması’nın 10. yılında, G20 ülkelerinin 2035 iklim eylem planlarının toplu olarak 1,5°C hedefiyle uyumlu olmadığını ve gerekli derin emisyon azaltımını ortaya koymadığını gösteriyor. Ayrıca, planların çoğunda fosil yakıtlardan çıkış, adil geçiş ve güçlü azaltım adımları yer almıyor.
Temel Bulgular: Küresel emisyonların %80’ini oluşturan G20 ülkelerinin toplu 2035 planları, küresel olarak gerekli %60 civarı emisyon azaltımı yerine yalnızca yaklaşık %23 ila 29 aralığında bir azaltım öngörüyor. Üstelik birçok ülkenin 2035 planlarında mutlak azaltım yerine mevcut politikalarla kıyaslanan göreli hedefler kullanması gerçek emisyon düşüşünü olduğundan daha iyimser gösterirken, fosil yakıt kullanımını sonlandırmaya yönelik ortak ve bağlayıcı bir taahhüdün bulunmaması bu sınırlı azaltım potansiyelini daha da zayıflatıyor.
Yakın Bakış: Rapora göre, Türkiye’nin 2035 için öngördüğü azaltım hedefi 643 milyon ton CO₂e ile 2019’a kıyasla yaklaşık %42’lik bir artışı gösteriyor. Bu artış G20 ülkeleri arasında yapılan kıyaslamada en yüksek artış oranı olması açısından göze çarpıyor.
Çin, enerji dönüşümüne uzun vadeli bağlılık göstermesine rağmen fosil yakıtlardan kademeli çıkış için iklim liderliğini tek başına üstlenmek yerine çok taraflı ve paydaşlarla iş birliğine dayalı bir liderlik stratejisi izlemeyi tercih ettiğini belirtti. Bu kapsamda Çin, savunmasız ülkelere finansal destek sağlamaya hazır olduğunu da ifade etti.
Neden Önemli?: Çin’in bu mesajı, AB ve ABD’den boşalan iklim liderliğine oynamak konusunda bir isteği olmadığını gösterirken; ‘her ülkenin koşulları farklı ve aynı strateji uygulanamaz’ gerekçesiyle kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların aşamalı bırakılması veya azaltılması yönünde küresel standart bir rota belirlenmesine karşı bir direnç olabileceğine dair endişeleri de yeniden gündeme getiriyor.
Center for Global Development (CGD) 2025 raporu, dünyanın en zengin 24 ülkesinin çoğu son yıllarda küresel kalkınma ve kalkınma finansmanı katkılarında gerileme yaşadığını vurguluyor. Özellikle yardım bütçelerinde ve çok taraflı kurumlar aracılığıyla sağlanan fon tutarlarında azalma gözleniyor.
Neden Önemli?: Küresel adil geçiş, kalkınma desteği ve iklim finansmanı alanlarında savunmasız ve düşük gelirli ülkelerin üzerindeki yükü artırıyor. İklim kriziyle yüzleşen ülkelerin iklim eylemi ve uyum kapasitesi zayıflıyor. Küresel eşitsizlik ve finansman açığı riski yeniden öne çıkıyor.
Temel Bulgular: Bazı İskandinav ülkeleri kalkınma katkılarında güçlü performansını sürdürürken, birçok ülkede yardım ve finansman kesintileri görülüyor. Kısmi ilerlemelere rağmen, artan silah ihracatı, ticaret önlemleri ve fosil yakıt sübvansiyonları genel olarak geri yönlü bir eğilime işaret ediyor.
Enerji Dönüşüm Finansmanının Küresel Manzarası 2025 Raporu, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ile İklim Politikası Girişimi (CPI) tarafından hazırlanarak COP30 sırasında yayımlandı. Rapor, küresel enerji dönüşümü yatırımlarının 2024 yılında rekor kırdığını ancak artan yatırımların 1,5°C hedefi için gereken seviyenin altında kaldığını vurguluyor. Ayrıca, yatırımların coğrafi olarak dengesiz dağıldığı ve gelişmekte olan ülkelerde temiz enerji finansmanının hala yetersiz olduğu belirtiliyor.
Temel Bulgular: 2024 yılında enerji dönüşümü yatırımlarının 2,4 trilyon dolar ile rekor kırılması, 2022-2023 ortalamalarına göre yaklaşık %20 artış anlamına geliyor. Bu yatırımın yaklaşık üçte biri (yaklaşık 807 milyar dolar) yenilenebilir enerji kaynaklarına yönlendiriliyor. Yatırımların büyük kısmı gelişmiş ekonomiler ve Çin’de yoğunlaşırken, düşük ve orta gelirli ülkelerdeki temiz enerji dönüşüm yatırımları sınırlı kaldı.
✍ : Climate Club
Rapor, küresel sanayi sektörünün 2050’ye kadar net-sıfır emisyon hedefine doğru dönüşümü için atılması gereken adımları analiz ediyor. Özellikle, sanayinin iklim nötrlüğü hedefiyle ekonomik kalkınma ve sosyal kapsayıcılığı aynı anda gözeterek dönüşümü mümkün kılabileceği vurgulanıyor.
Kapsam
Rapor, sanayide karbonsuzlaşmaya odaklanan uluslararası politika, ticaret, finansman ve kapsayıcılık boyutlarını içeren geniş bir değerlendirme sunmayı amaçlıyor. Ayrıca, uzman katkılarıyla analiz edilen 11 ayrı makale üzerinden hem ekonomik kalkınma hem iklim hedefleri çerçevesinde endüstriyel dönüşüm yolları irdeleniyor.
Raporun ana çıktıları, sanayide karbonsuzlaşmanın hızlanması için fosil yakıt sübvansiyonlarının kaldırılması veya yeniden yönlendirilmesinin kritik olduğunu ve ağır sanayide düşük ya da sıfıra yakın emisyonlu ürün pazarlarının oluşturulmasının dönüşümü mümkün kılacak temel adımlardan biri olduğunu vurguluyor. Küresel tedarik zincirlerinde ‘gömülü karbon’ yönetimi ile karbon sızıntısını önleyecek politika uyumunun gerekliliği öne çıkarken, gelişmekte olan ülkelerde sanayi dönüşümünün adil ve kapsayıcı biçimde ilerleyebilmesi için finansman, teknoloji transferi ve koordineli uluslararası işbirliği mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
İncelenen Konu Başlıkları
Küresel sanayinin 2050’ye giden dönüşümünde ekonomik kalkınma, ticaret ve karbon fiyatlandırması, gömülü karbon yönetimi, sınır düzenlemeleri, kapsayıcı politika çerçeveleri, gelişmekte olan ülkelerde adil entegrasyon ve fosil yakıt sübvansiyonlarının yeniden yönlendirilmesi gibi kritik boyutlar eş-zamanlı ve uyumlu biçimde ele alınması mesajları öne çıkıyor.
Sanayide karbonsuzlaşma ile ekonomik kalkınmanın uyumlaştırılması,
Ticaret, karbon fiyatlandırması ve küresel eş-dönüşüm koordinasyonu,
Sektörler arası üretim ve ticarette gömülü karbonun (embodied carbon) etkileri,
Sınırda karbon düzenlemeleri ve ağır sanayi için iklim koalisyonu ihtiyacı,
Politikalar, ortaklıklar ve düzenleyici çerçeveler aracılığıyla kapsayıcı sanayi dönüşümü,
Gelişmekte olan ve az gelişmiş ekonomilerde adil enerji-iklim-sanayi entegrasyonu,
Fosil yakıt sübvansiyonlarının yeniden yönlendirilmesi: ticaret ve yatırım hukuku açısından yasal dönüşüm ihtiyaçları.
2050 Yolunda Sanayi: Küresel Sanayi Dönüşümü ve Net-Sıfır Patikası
SEFiA İklim Gündemi ekibi olarak takip ettiğimiz değerlendirme yazılarını ve diğer önemli gelişmeleri derliyoruz.