Çelik Gündemi

SEFiA Çelik Gündemi #19: Yeşil çelikte yeni ortaklıklar, hidrojen ve EAF yatırımları hızlanıyor

sefia-celik-gundemi-19-web

İçindekiler

Dünya’da ve Türkiye’de Çelik Üretimi

Küresel ham çelik üretimi, Ağustos 2025’te geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla %0,3 artışla 145,3 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.

  • İlk üç ülke: Ağustos 2025’te Çin 77,4 milyon ton (yıllık %0,7 azalış), Hindistan ise 14,1 milyon ton (yıllık %13,2 artış) üretimle küresel ham çelik üretiminde ilk iki sırayı aldı. Üçüncü sıradaki ABD’nin üretimi yıllık %3,2 artışla 7,2 milyon ton oldu.

Türkiye’de ham çelik üretimi, Ağustos 2025’te bir önceki yılın aynı dönemine göre %7,9 artışla 3,4 milyon ton oldu. Türkiye, böylece, küresel ham çelik üretiminde yedinci sıradaki konumunu korudu.

  • Dış ticaret: Ağustos 2025’te çelik ürünleri ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,2 azalışla, 831,2 milyon dolar; ithalat ise %2,9 artışla, 1,1 milyar dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise, 2025 yılının aynı döneminden bu yana, %76,4’ten %77’ye yükseldi.

Değerlendirme: 2025 yılının Ağustos ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi yılın en yüksek seviyesine ulaşmasına rağmen, Çin, Rusya ve Hindistan’dan yapılan ithalatlarda yaşanan dikkat çekici artış sektörde endişe yarattı. Özellikle Çin’den yapılan aylık ithalatın 500 bin tonun üzerine çıkması ve Rusya ile Hindistan’dan ithalatta sırasıyla %71 ve %83’lük artışların gözlenmesi, ithalat baskısını artırdı. İthalatın büyük kısmının Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yapılması, sektörün rekabet gücünü olumsuz etkileyen bir unsur olarak öne çıktı. Türk çelik sektörünün 60 milyon tonluk kapasitesinin yalnızca %62,7’sini kullanabilmesi, ithalattaki bu hızlı artışın üretim ve yatırım ortamında yarattığı baskıyı gözler önüne serdi. Ticaret Bakanlığı’nın 16 Eylül 2025 tarihli genelgesiyle, DİR kaynaklı dengesizlikleri azaltmak amacıyla bazı ürünlerde ihracatın %25’inin yurtiçinden tedarik edilmesi zorunluluğu getirilmesi, sektör açısından olumlu bir adım olarak değerlendirilmekte olup, uygulamanın çelik kullanan tüm sektörleri kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Çelik Gündeminde Öne Çıkan Gelişmeler

Alman demiryolu araçları üreticisi Siemens Mobility, Avusturyalı çelik üreticisi Voestalpine ile “yeşil çelik” tedarik anlaşması imzaladı.

  • Ayrıntılar: Siemens, bu anlaşma kapsamında 2025 yılı itibarıyla demiryolu araçlarındaki çelik kullanımının en az %20’sinin karbonsuz çelikten oluşmasını hedefliyor. Voestalpine’in “Greentec Steel Edition” adıyla ürettiği düşük emisyonlu çelik ürünleri, geleneksel üretim yöntemlerine kıyasla %70’e kadar daha az COemisyonu yaratıyor.
  • Neden önemli: Bu iş birliği, Siemens Mobility’nin 2022’de Avusturya’nın Graz kentinde başlattığı “Green Steel for Bogies” pilot projesinin kapsamını genişletiyor. Şirket, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını %90 azaltmayı, 2050’de ise karbon nötr hale gelmeyi hedefliyor. Anlaşma, Avrupa çelik sektöründe sürdürülebilir üretim ve sanayi karbonsuzlaşması yönündeki önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Alman uzun çelik üreticisi Saarstahl ve levha üreticisi Dillinger Group, bağlı oldukları Stahl-Holding-Saar (SHS) çatısı altında yürütülen Power4Steel dönüşüm projesi için 1,7 milyar avroluk finansmanı güvence altına aldı.

  • Neden önemli: Bu kaynak, şirketin hidrojen bazlı çelik üretimine geçişini ve büyük ölçekli karbon azaltım hedeflerini gerçekleştirmesini sağlayacak. Tamamlandığında SHS, kendi segmentinde Avrupa’nın en büyük yeşil çelik üreticilerinden biri olmayı ve Saarland bölgesinin düşük karbonlu sanayi merkezine dönüşümünü desteklemeyi amaçlıyor.
  • Ayrıntılar: Proje kapsamında SHS’nin Dillingen ve Völklingen tesislerinde doğrudan indirgeme (DRI) tesisi ve iki elektrik ark ocağı (EAF) kurulacak; böylece mevcut yüksek fırınlar ve konvertörler aşamalı olarak devreden çıkarılacak. Finansman paketi, ulusal ve uluslararası bankalardan oluşan bir konsorsiyum aracılığıyla sağlandı; OeKB (Avusturya) ve SACE (İtalya) ihracat kredi kuruluşlarının desteğini, SHS’nin öz sermaye katkılarını ve Almanya federal hükümeti ile Saarland eyaletinin 2,6 milyar avroluk dönüşüm programı kapsamında verdiği doğrudan mali desteği içeriyor. Proje, 2030’a kadar %55 karbon azaltımı, 2045’te tam iklim nötrlüğü hedefliyor.

Avrupa Komisyonunun çelik arz dengesini yeniden düzenleme ve sektöre yönelik öncü pazar desteği sağlama planları, gecikmelere rağmen AB çelik sanayisinin karbonsuzlaşma sürecinde yeni bir ivme yaratmaya hazırlanıyor.

  • Nasıl: Komisyonun, ithalat payını %13’e çekme önerisiyle birlikte, Avrupa çelik piyasasında yerli üretimi destekleyen bir dönemin başlayabileceği değerlendiriliyor. Ayrıca, Komisyon’un yıl sonuna kadar duyurması beklenen Avrupa Çelik ve Metaller Planı (ESMAP) kapsamında, kamu ihalelerinde sürdürülebilirlik kriterleri ve gönüllü “düşük karbonlu çelik etiketi” gibi yeni düzenlemeler yürürlüğe girecek. Bu adımlar, “yeşil çelik” için resmî bir tanım oluşturmayı ve düşük karbonlu ürünlere yönelik talebi artırmayı hedefliyor.
  • Ayrıca: IEA, ResponsibleSteel ve LESS gibi inisiyatifler, hurdalı üretim payını dikkate alan esnek standartlar öneriyor. SSAB’nin ABD’deki “SSAB Zero” üretimiyle 2030 hedeflerini erkenden tutturması ve LESS’in Avrupa üreticilerini sertifikalandırması, sektörde standardizasyon sürecinin hızlandığını gösteriyor.
  • Öte yandan: Yeni yeşil çelik üreticisi Stegra gibi girişimler finansman zorluklarıyla karşı karşıya. İsveç’te inşa edilen hidrojen bazlı tesisinin %60’ı tamamlanmış olsa da, şirketin finansman açığı büyümüş ve beklenen devlet desteklerini alamadığı bildiriliyor. Microsoft ile yapılan anlaşma, üretimin “yeşil değeri”nin sertifika olarak satılmasına imkân tanıyarak ek gelir yaratmayı hedefliyor. Ancak AB’de yeşil çelik talebinin ve fiyat şeffaflığının henüz yeterli seviyeye ulaşmamış olması, bu tür projelerin ekonomik sürdürülebilirliğini zorluyor. Komisyon’un yaklaşan destek ve koruma önlemleri, bu girişimler için hem fırsat hem de risk barındırıyor.

Alman çelik üreticisi GMH Gruppe, uzun vadeli istikrarını güçlendirmek, rekabet gücünü artırmak ve gelecekteki yatırımlarını korumak amacıyla başlattığı yeşil çelik ve döngüsel ekonomi odaklı yeniden yapılandırma sürecini tamamladı.

  • Ayrıntılar: Tüm endüstriyel faaliyetler GMH Gruppe SE & Co. KG çatısı altında birleştirildi ve şirket, yeşil çelik üretimi ile dövme operasyonlarını genişletmeye devam edeceğini açıkladı. Otomotiv, makine mühendisliği, demiryolu, enerji, havacılık ve inşaat makineleri gibi ana sanayi sektörlerine tedarik sağlayan GMH Gruppe, dört elektrik ark ocağında hurdadan geri dönüştürülmüş çelik üreterek döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor ve 2039 yılına kadar karbon emisyonlarını sıfırlamayı hedefliyor.
  • Öte yandan: GMH Gruppe’nin bağlı kuruluşu Georgsmarienhütte GmbH, Volkswagen AG’ye yeşil çelik tedarik edecek. Green Power Premium Steel markası ile tamamen yenilenebilir enerji ve biyojenik kömür kullanılarak üretilen bu çelik, emisyonlarda %98’e varan azalma sağlıyor.

İsveçli çelik üreticisi SSAB, Luleå’daki yeni yeşil elektrik ark ocağı projesi için ABB ile iş birliği yapıyor.

  • Proje detayları: ABB, projenin elektrik ark ocağına yönelik güç dağıtım sistemlerinin tasarımından montajına ve devreye alınmasına kadar tüm süreçlerden sorumlu olacak. Yeni tesis, mevcut çelik üretim tesisinin yerini alacak ve 2029 yılında devreye girdiğinde karbon emisyonlarını %90 oranında azaltacak.
  • Neden önemli: Bu proje SSAB’nin toplam karbon azaltım hedefinin yaklaşık %7’sine katkı sağlayacak. ABB’nin teslim edeceği entegre güç altyapısı sayesinde SSAB, elektrik ark ocağı faaliyetlerini daha verimli ve düşük maliyetle gerçekleştirecek.

Ekim 2025 yılı itibarıyla 62 ülke, Çin menşeli çelik ürünlerine 207 farklı ticaret kısıtlaması getirdi.

  • Neden: Bu önlemler, Çin’deki yüksek devlet sübvansiyonlarının küresel çelik piyasasını bozduğu ve Çinli üreticilerin hibe, vergi teşviki, ucuz enerji gibi desteklerle düşük fiyatlı çelik ihraç edebilmesi nedeniyle uygulamaya alındı. Çin’in çelik ihracatı 2020’den bu yana iki katı aşarak 2024’te 118 milyon tona ulaştı; 2025’in ilk sekiz ayında da yüzde 10 artış gösterdi ve yıl sonu için yeni bir rekor bekleniyor.
  • Ayrıntılar: ABD, AB, Kanada ve Meksika gibi ülkeler ithalat kotaları ve yüksek vergilerle Çin’in düşük fiyatlı çeliğine karşı önlem alıyor. Belirli ülkeler ise anti-damping vergileri ve ithalat kotalarını uygulayarak Çin menşeli ürünlere ticaret bariyerleri getiriyor. Ürün bazında ise ABD sıcak haddelenmiş sac ve petrol borularında, AB ise paslanmaz çelik ve dikişsiz boruda kapsamlı önlemleri yürürlükte tutuyor.
  • Öte yandan: Bu durum, sadece rekabeti değil, aynı zamanda istihdamı ve sektördeki yeşil dönüşüm sürecini de olumsuz etkiliyor. Birçok ülke adil piyasa düzenini korumak için katmanlı ticaret savunma sistemlerini artırıyor.

Dünyanın ilk güneş enerjisiyle çalışan çelik geri dönüşüm fırını İsviçre’de işletmeye açıldı. Projeye Federal Çevre Ofisi ve İsviçre İklim Vakfı gibi kurumların desteği sağlandı. Üretilen ilk güneş enerjisi çelik çubuğu La Chaux-de-Fonds Uluslararası Saat Müzesi’nde sergilenecek.

  • Nasıl: Fırın, 500 konkav ayna kullanarak güneş ışığını 2000°C’ye kadar yoğunlaştırıyor ve metallerin sadece 1.5 saatte erimesini sağlayarak tamamen karbonsuz bir işlem sunuyor.
  • Neden önemli: Panatere şirketi, 2028 yılına kadar yılda 1000-ton güneş enerjisiyle üretilmiş çelik elde etmeyi hedefliyor. Bu da yerel istihdama katkı sağlayacak ve stratejik metaller için güneş enerjisi merkezlerinin gelişimine öncülük edecek.

İspanyol otomotiv bileşenleri üreticisi Gestamp ile Hydnum Steel, araç imalatında yeşil hidrojenle üretilen temiz çelik kullanmak üzere önemli bir iş birliği anlaşması imzalamıştır.

  • Ayrıntılar: Bu anlaşma kapsamında Gestamp, geri dönüşüm faaliyetlerinden yola çıkarak geliştirdiği ve geri dönüştürülmüş hurda çelikle üretim yapan Gscrap aracılığıyla, yüksek kaliteli ve düşük karbon emisyonlu Hydnum Steel tedarik edecektir. Hydnum Steel, yenilenebilir enerji ve yeşil hidrojen kullanarak karbon ayak izini önemli ölçüde azaltacak, böylece geri dönüşümden üretime kadar olan süreçte sürdürülebilir bir döngü sağlamayı hedeflemiştir.
  • Neden önemli: Gestamp, bu iş birliği ile otomotiv sektörünün zorlu ihtiyaçlarını karşılayacak yeşil çelik kalitelerinin geliştirilmesine destek olmuştur. Şirket, özellikle düşük emisyonlu çeliğe öncelikli erişim sağlayarak hafif ve sürdürülebilir otomotiv bileşenleri üretimindeki liderliğini güçlendirmeyi amaçlamıştır. Çelik ve alüminyum üretim süreçlerinden kaynaklanan enerji ihtiyacı nedeniyle Gestamp’ın toplam karbon emisyonlarının %70’inden fazlasını oluşturması sebebiyle, yeni anlaşmayla birlikte hidrojen bazlı çelik kullanımı sayesinde şirketin karbon emisyonlarını önemli ölçüde düşüreceği belirtilmiştir.

Malezya hükümeti, yerel çelik sektörünü küresel rekabette güçlü hale getirmek için Çelik Sektörü 2035 Yol Haritasını tanıttı.

  • Ayrıntılar: Bu yol haritası, ekonomik büyüme, endüstriyel modernizasyon ve iklim eylemini destekleyerek, üretim kapasitesinin yenilenmesi ve yeşil dönüşümün hızlandırılmasını hedefliyor. Yol haritası, sektörde kullanılan teknolojilerin yenilenmesi, enerji verimliliği ve yenilikçi DRI teknolojileriyle üretimin sürdürülebilir hale getirilmesini sağlıyor.
  • Öne çıkan maddeler: Malezya’nın çelik sektöründe rekabet gücünü ve sürdürülebilirliğini artırmayı amaçlayan yol haritası altı stratejik madde etrafında şekilleniyor:

    • Teknoloji yenilenmesi ve verimlilik artırımı,
    • Enerji verimliliği ve DRI gibi yenilikçi teknolojilerin kullanımı,
    • İthalata bağımlılığın azaltılması ve tedarik zinciri entegrasyonu,
    • Akıllı üretim ve dijital platformlarla operasyonel verimlilik,
    • İhracat pazarlarının genişletilmesi ve uluslararası uyum,
    • Eğitim, mesleki gelişim ve inovasyon kapasitesinin güçlendirilmesi.

  • Öte yandan: Yol haritasında, ithalata bağımlılığı azaltarak çelik değer zincirinin tüm aşamalarının birbirine bağlanması, akıllı üretim ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla operasyonel verimlilik arttırılması, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve bölgesel çelik merkezi olma hedefi ön planda tutuluyor.

Pakistan Denizcilik İşleri Bakanı Muhammad Junaid Anwar Chaudhry, Pakistan Çelik Fabrikaları’nı (PSM) yeniden canlandırmak amacıyla ileri teknoloji ve Sanayi ile Üretim Bakanlığı ortaklığıyla hayata geçirilecek Denizden Çeliğe Yeşil Denizcilik Sanayi Koridoru(Sea to Steel Green Industrial Plan) planını açıkladı.

  • Proje detayları: Karaçi’deki Port Qasim Limanı merkezli proje, gemi geri dönüşümü, çelik üretimi ve sürdürülebilir sanayi uygulamalarını tek bir ekosistem altında birleştirmeyi hedefliyor. Bu sayede Pakistan’ın yıllık 6 milyar dolarlık çelik ithalat faturasının %20’ye kadar azaltılması ve önümüzdeki on yılda 13 milyar dolardan fazla tasarruf sağlanması öngörülüyor.
  • Öne çıkan maddeler: Projenin önemli unsurlarından biri, 2015’ten bu yana atıl durumda olan Demir Cevheri ve Kömür Rıhtımı’nın (IOCB) modern bir gemi geri dönüşüm ve onarım kompleksine dönüştürülmesi. Burada sökülen gemilerden elde edilen çelik, PSM’de veya limana yakın yeni bir tesiste işlenerek iç piyasaya kazandırılacak. Koridor, aynı zamanda yerli gemi onarım kapasitesini artırarak Pakistan Ulusal Denizcilik Şirketi’ne (PNSC) katkı sağlayacak, istihdam yaratacak ve ülkeyi bölgesel bir denizcilik merkezi haline getirmeyi amaçlıyor. Projenin finansal ve teknik çerçevesi ulusal ve uluslararası ortaklarla birlikte yakında tamamlanacak.

Japon çelik üreticisi Nippon Steel, düşük karbonlu çelik üretimi için Kanada’daki Kami demir cevheri projesinden %30 hisse aldı.

  • Nasıl: Nippon Steel, iştiraki NS Canadian Resources aracılığıyla 42 milyon Kanada doları ödeyerek Kami Iron Mine Partnership’te %30 hisse aldı. Bu yatırım, toplam 150 milyon Kanada dolarlık anlaşmanın ilk aşamasını oluşturuyor; kalan 108 milyon dolar, fizibilite çalışmasının ardından alınacak ek yatırım kararına bağlı olarak ödenecek.
  • Neden önemli: Champion Iron’a ait Kami Projesi, doğrudan indirgenmiş demir (DRI) üretimine uygun, yüksek kaliteli ve nadir demir cevheri kaynağıyla dikkat çekiyor. Nippon Steel bu ortaklıkla, DRI üretimi için hammadde tedarikini güvence altına almayı ve küresel kazanç tabanını güçlendirmeyi amaçlıyor.

Raporlar ve değerlendirmeler

  • Toyota Motor Corporation, mevcutta otomotiv sektöründe kullandığı çeliğin büyük bölümünü tedarik ettiği Nippon Steel ve JFE Steel gibi BF üreticiler yerine 31 Ekim itibariyle Tokyo Steel’den tedarik edeceğini açıkladı. Bu gelişme, Tokyo Steel’in otomotiv uygulamaları için özel olarak geliştirdiği elektrik ark ocaklı (EAF) çeliğinin ilk kez bir otomobil üreticisi tarafından kullanılacağı anlamına geliyor. Tedarik edilecek hacim ve hangi parçalarda kullanılacağı gibi detaylar henüz açıklanmış değil. Tokyo Steel’in ürünleri tamamen geri dönüştürülmüş hurdadan üretiliyor ve bu da sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar sağlıyor.

  • Çin çelik kapasite ikamesine ilişkin taslak politikayı yayımladı ve 23 Kasım’a kadar kamuoyu görüşüne açtı. Çelik sektöründe kapasite ikamesi ve yapısal optimizasyon konusundaki en önemli politikalardan biri olan bu yeni taslak, uygunluk kriterlerini sıkılaştırıyor – 1 ton yeni kapasite için 1,5 ton eski kapasitenin kapatılmasını şart koşuyor. Ancak, emisyonlarda %60 azaltım sağlayabilen projeler için bire bir kapasite ikamesine izin veriliyor; bu da düşük karbonlu çelik üretiminin geliştirilmesine yönelik güçlü bir itki anlamına geliyor. Bu düzenlemeden özellikle önde gelen işletmeler ile “yeşil” avantajlara sahip şirketlerin fayda görmesi beklenirken, kilit bölgelerde kapasite girişlerine daha sıkı kısıtlar getirilecek.

  • Ember tarafından Avustralya kok kömürünün çelik üretimindeki etkisine yönelik olarak hazırlanan raporda , çeliğin kısa vadeli iklim değişikliğine etkisini ciddi oranda artırdığı vurgulanmıştır. Rapora göre Avustralya’daki kok kömürü madenleri 2024’te 867 kt metan saldı; bu, ülkenin tüm petrol ve gaz sektörünün toplamından yüksek bir miktarı oluşturuyor. Bu metan çeliğin 20 yıllık iklim etkisini %10-17 oranında artırmaktadır. Avustralya’da özellikle açık ocak madenlerinde metan sistematik olarak eksik raporlanıyor. Uydu ve bağımsız ölçümler, bazı madenlerde resmi verilerin 4–6 katı metan salındığını ortaya koymaktadır. Raporda çelik üretim sektörünün üç büyük çelik üreticisine yönelik olarak ortaya konan verilere göre Avustralya kömür ithalatı metan dahil edildiğinde kapsam 3 emisyonların ArcelorMittal’in %50, Nippon Steel’in %23, Posco’nun ise %49 oranda artırdığı öngörülüyor. Metan azaltımı teknik olarak mümkün ve görece düşük maliyetli olması sebebiyle çelik sektörü için kısa vadeli en etkili adım olarak kabul edilmiştir. Mevcut teknolojilerle Avustralya kok kömürü metanının %45’inin azaltılabileceği ön görülmüştür.

  • Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü’nün (IEEFA) tarafından yeşil çelik dönüşümünde Umman’ın rolüne yönelik hazırlanan rapora göre; Umman, geniş yenilenebilir enerji potansiyeli, büyüyen hidrojen girişimleri, proje geliştirmeye uygun geniş arazi varlığı, açık denizlere erişim sağlayan stratejik konumu ve destekleyici düzenleyici çerçevesi sayesinde küresel ölçekte yükselen bir yeşil demir ve çelik merkezi haline geliyor. Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde küresel demir cevheri konsantresi tedarikinden elektrik ark ocaklarına (EAF) kadar uzanan entegre bir çelik üretim tedarik zincirine sahip az sayıdaki ülkeden biridir. Bu yerleşik endüstriyel altyapı, düşük emisyonlu demir ve çelik üretimine — ve nihayetinde yeşil demir ve çelik üretimine — geçiş için sağlam bir temel oluşturmaktadır.Umman’da, başından itibaren hidrojen kullanımına imkân tanıyan esnek teknolojilerle donatılmış yeni nesil doğrudan indirgenmiş demir (DRI) tesisleri geliştiriliyor. Bu yaklaşım, yeşil demire geçiş için yeni bir standart oluşturma potansiyeline sahip olduğu belirtiliyor.Ayrıca yeşil demir ve çeliğe geçiş için son derece uygun entegre bir çelik üretim tedarik zincirine sahip olmanın avantajını kullanıyor. Bu yapı; peletleme, doğrudan indirgeme ve elektrik ark ocağı tesislerini içeriyor ve buna ek olarak yerli demir cevheri konsantrasyonunu da kapsayan genişleme planları bulunuyor.

  • Ekim ayında yayınlanan UNDP tarafından hazırlanan NDC 3.0 Guidebook for Industrial Decarbonization – Volume 2 kılavuzunda ülkelerin sanayi sektöründe karbon azaltım imkânlarını tespit etmeleri ve uygulamaya dönüştürmeleri için bir yapı sunulmuştur. Sanayinin karbonsuzlaşması için malzeme verimliliği, enerji verimliliği, düşük karbonlu enerji ve hammaddeler, karbon yakalama, kullanım ve depolama başlıklarında öneriler geliştirilmiştir.

Etkinlikler

Circular Steel Summit 2026

| 27-29 Ocak 2026 (Houston, ABD)

Duplex World Conference & Expo 2026

| 6-7 Mayıs 2026 (Rotterdam, Hollanda)

2nd Annual Steel Summit 2026

| 13-15 Mayıs 2026 (İzmir, Türkiye)

International Iron Ore & Green Steel Summit 2026

| 13-15 Mayıs 2026 (Barselona, İspanya)

Green Steel World Expo & Conference 2026

| 10-11 Haziran 2026 (Dortmund, Almanya)

11th European Conference on Steel and Composite Structures – EUROSTEEL 2026

| 16-18 Eylül 2026 (Krakov, Polonya)

The Green Steel World Conference 2026

| 23-24 Eylül 2026 (Düsseldorf, Almanya)

Stainless Steel World Asia Conference & Expo

| 14-15 Ekim 2026 (Singapur EXPO, Singapur)

Benzer Yazılar