Blog

COP30’da İkinci Hafta 4. Günde Neler Oldu?

#COP30 başladı! Araştırma Direktörümüz Ayşe Ceren Sarı, Belém'den gelişmeleri aktarıyor. Günün özetini için yukarıda bulunan videoyu izleyebilir, detaylı bilgi almak için yazıyı okuyabilirsiniz.

Merhabalar, 

Bugün COP30’un Belém’deki zirvesi daha sabah saatlerinden itibaren yüksek politik gündemle başladı. COP31’de ev sahibinin Türkiye olacağı konuşulurken müzakere ve COP başkanlığı konusunda görüşmeler halen devam ediyor. Olası ikili yapı, kapanışa yalnızca bir gün kala Belém’deki tartışmalara yeni bir diplomatik çerçeve kazandırdı ve özellikle finansman ile geçiş adaleti başlıklarının COP31’e nasıl taşınacağına ilişkin beklentileri artırdı.

Bu siyasi duyurunun ardından günün akışı COP30’un en kritik pazarlık başlığının etrafında şekillendi. Metinde fosil yakıtlardan aşamalı çıkış ifadesinin yer alıp almayacağı bugün tamamen belirleyici bir hat hâline geldi. Sabah ve öğle saatlerinde Pasifik ada ülkeleri, bazı Latin Amerika devletleri ve AB, “fosil yakıtlardan aşamalı çıkış güçlü biçimde metinde yer almazsa karar metnini desteklemeyiz” açıklamasını yaptı. Buna karşılık OPEC+ ülkeleri ve bazı büyük üretici ekonomiler, “bu ifade metinde kalırsa karar metnini bloke ederiz” diyerek karşı pozisyon aldı. 

Tam bu atmosfer sürerken öğleden sonra yaklaşık 14.00 civarında Blue Zone’daki ülke pavilyonları bölümünde bir yangın çıktı. Alan hızla tahliye edildi ve müzakereler tamamen durduruldu. Yangın kısa sürede kontrol altına alınmasına rağmen 13 kişi duman solumadan dolayı tedavi edildi. Güvenlik değerlendirmeleri nedeniyle görüşmeleri akşam 9’ doğru yeniden başladı. Yangın yalnızca fiziksel bir kesinti yaratmadı, aynı zamanda zaten kırılgan olan müzakere sürecinin temposunu bozdu ve zaman baskısını belirgin biçimde artırdı.

Bu gelişmeler ışığında günün geri kalanında finansman başlığında da ilerleme kaydedilemedi. Yeni Kolektif Niceliksel Finansman Hedefi hâlâ rakamsız ve ülkeler hibelerin payı, kredilerin kapsamı ve 1.3 trilyon dolar seviyesindeki Baku’den Belém’e Yol Haritası’nın hangi akışları içereceği konusunda uzlaşamadı. BM Genel Sekreteri António Guterres’in “Belém’den hiçbir ülke tüm istediğini alarak ayrılamaz, herkes esneklik göstermek zorunda” mesajı bu tıkanıklığın ortasına geldi.

Tüm bu gelişmeler bir araya geldiğinde 20 Kasım, COP30’un yalnızca teknik değil, aynı zamanda siyasi açıdan da en kırılgan günlerinden biri olarak kayda geçti. COP31 kararının açıklanması, fosil yakıtlardan aşamalı çıkış etrafında yükselen karşılıklı blokaj tehditleri ve Blue Zone’daki yangının yarattığı kesinti zirvenin son 24 saatine hem belirsizlik hem de yoğun diplomatik gerilim taşıdı.

Benzer Yazılar