İklim Gündemi

SEFiA İklim Gündemi #96 | 2025 Yenilenebilir Elektrik Üretim Maliyetleri

sefia-iklim-gundemi-96-web

Bugün, 6 Temmuz 2026.

SEFiA İklim Gündemi’nin yeni sayısına hoş geldiniz…

Bu sayıda, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA – International Renewable Energy Agency) tarafından yayımlanan Yenilenebilir Elektrik Üretim Maliyetleri 2025 raporunu merkeze alıyoruz.

Yorum ve geri dönüşlerinizi bekliyoruz!

Keyifli okumalar,

* Aşağıdaki sesli özet yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur ve bazı detayları içermeyebilir. Tüm bilgiler için bültenin tamamını okumanızı öneririz.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Londra İklim Eylem Haftası kapsamında yaptığı konuşmada iklim krizine karşı küresel eylemin hızlandırılması için 7 öncelikli adım açıkladı. Guterres, temiz enerjiye geçişin hızlandırılması, emisyonların azaltılması ve iklim finansmanının güçlendirilmesinin enerji güvenliği ve ekonomik istikrar açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

  • Temel Bulgular: Guterres, G20 ülkelerini daha güçlü emisyon azaltım hedefleri belirlemeye ve fosil yakıt sübvansiyonlarını sonlandırmaya çağırdı. Temiz enerji yatırımlarının hızlandırılması, gelişmekte olan ülkeler için hibe temelli iklim finansmanının artırılması ve uyum yatırımlarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yol haritasında ayrıca çalışanlar ve yerel toplulukları destekleyen adil geçiş politikalarının yaygınlaştırılması, yapay zeka veri merkezlerinin enerji tüketiminde şeffaflığın sağlanması ve iklim dezenformasyonuyla mücadele edilmesi de öncelikli başlıklar arasında yer aldı.

  • Neden Önemli?: Guterres’in mesajları, ülkelerin iklim taahhütlerini somut politika ve yatırım kararlarıyla destekleme ihtiyacını bir kez daha ortaya koyuyor.

Çin Çevre Bakanı Huang Runqiu, Brüksel’de düzenlenen üst düzey iklim toplantısında, ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilmesi ve uluslararası iklim süreçlerindeki rolünü azaltmasının ardından yaptığı açıklamada, ülkelerin geri adım atmasının küresel iklim mücadelesini yavaşlatmayacağını vurguladı.

  • Temel Bulgular: Toplantıya AB, Kanada, Japonya, Avustralya ve Güney Afrika’nın da aralarında bulunduğu birçok ülke katılırken, ABD temsil edilmedi.

  • Neden Önemli?: COP31 öncesinde küresel iklim yönetişiminde çok taraflı iş birliğinin korunmasına yönelik siyasi irade sürerken, iklim müzakerelerinin tek bir ülkenin tutumundan bağımsız olarak ilerlemeye devam edeceği mesajı güçleniyor.

Finansal Sistemin Yeşillendirilmesi Ağı (Network for Greening the Financial System – NGFS) kapsamında bir araya gelen merkez bankaları tarafından yayımlanan yeni rapor, iklim değişikliği ve düşük karbonlu ekonomiye geçişin para politikalarının temel belirleyicileri arasına girdiğini işaret ediyor.  Rapora göre iklim kaynaklı fiziksel riskler ve enerji dönüşümü, enflasyon, ekonomik büyüme ve finansal istikrar üzerinde giderek daha güçlü etkiler yaratıyor.

  • Temel Bulgular: NGFS, iklim şoklarının merkez bankalarını fiyat istikrarı ile ekonomik büyümeyi destekleme hedefleri arasında daha zor politika tercihleriyle karşı karşıya bırakabileceğini belirtiyor. Rapora göre geçiş politikalarının erken, öngörülebilir ve kademeli biçimde uygulanması ekonomik maliyetleri sınırlıyor. Gecikmeli ve belirsiz politikalar ise enflasyon baskılarını ve finansal riskleri artırıyor. Çalışma ayrıca merkez bankalarının iklim kaynaklı şoklara karşı karar alma süreçlerini destekleyecek uygulamalı bir politika çerçevesi sunuyor.

  • Neden Önemli?: İklim şoklarının para politikaları üzerindeki etkisinin artması, merkez bankalarının enflasyon ve finansal istikrarı korurken iklim risklerini de karar alma süreçlerine entegre etmesini giderek daha kritik hale getiriyor.

Solar Power Europe tarafından yayımlanan Global Solar Market Outlook raporuna göre küresel güneş enerjisi kapasitesi 3 teravatı aşarak önemli bir eşiği geride bıraktı.

  • Temel Bulgular: Dünya genelinde 2025 yılında 664 GW yeni güneş enerjisi kapasitesi devreye alınarak yıllık kurulum rekoru kırıldı. Güneş enerjisi küresel elektrik talebinin %9’unu karşılarken, bu oran son 5 yılda 3 katına çıktı. Geçen yıl eklenen yeni yenilenebilir enerji kapasitesinin ise yaklaşık %80’i güneş enerjisinden geldi.

  • Neden Önemli?: Veriler, güneş enerjisinin küresel enerji dönüşümünün başlıca itici gücü haline geldiğini gösteriyor. Bu eğilim, ülkelerin enerji güvenliği, elektrifikasyon ve emisyon azaltım hedeflerine ulaşmasında güneş enerjisinin rolünün önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğine işaret ediyor.

Beyond Fossil Fuels tarafından 6 Avrupa ülkesinde gerçekleştirilen yeni bir anket, kamuoyunun büyük ölçüde kirleten öder ilkesini desteklediğine dikkat çekiyor. Bir yandan AB Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) zayıflatılmasına yönelik tartışmalar sürerken, diğer yandan vatandaşlar yüksek emisyonlu sektörlerin iklim kaynaklı maliyetleri üstlenmesi gerektiğini düşünüyor.

  • Temel Bulgular: Ankete katılan vatandaşların %72’si en fazla emisyon salan şirketlerin daha fazla ödeme yapması gerektiğini belirtirken, %50’si karbon gelirlerinin doğrudan sanayinin karbonsuzlaştırılmasına yönlendirilmesini destekliyor. Katılımcıların %63’ü ise ücretsiz emisyon haklarının yalnızca işçilerin yeniden beceri kazanmasını ve adil geçişi desteklemesi koşuluyla sürdürülmesini uygun buluyor.

  • Neden Önemli?: Karbon fiyatlandırmasının toplumsal kabulü, elde edilen gelirlerin sanayinin karbonsuzlaşmasını ve adil geçişi destekleyecek şekilde kullanılmasına bağlı görünüyor. Bu yaklaşım, AB’nin ETS reformunun etkinliği açısından kritik önem taşıyor.

Dünya Bankası, yıllık kredi kaynaklarının %45’ini iklim faydası sağlayan projelere ayırma hedefini sonlandırma kararı aldı. Banka, bunun yerine iklim finansmanında harcama oranlarına odaklanmak yerine kalkınma sonuçlarını önceleyen bir yaklaşım benimseyeceğini açıkladı. Buna karşın mevcut İklim Değişikliği Eylem Planı’nın süresi uzatılıyor.

  • Temel Bulgular: Dünya Bankası Başkanı tarafından yapılan açıklamada, bankanın iklim çalışmalarını sürdürmeye devam edeceği ve odağın akıllı kalkınma yaklaşımıyla istihdam, dayanıklılık ve kalkınma sonuçlarına yönlendirileceği ifade edildi. Banka ayrıca iklim göstergelerini izlemeyi ve raporlamayı sürdüreceğini açıkladı.

  • Neden Önemli?: Karar, çok taraflı kalkınma bankalarının iklim finansmanına yaklaşımında önemli bir değişime işaret ediyor. İklim finansmanı hedeflerinin nasıl tanımlanacağı ve izleneceği tartışmaları COP31 uluslararası finans gündeminde önem arz ediyor.

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Londra İklim Eylem Haftası kapsamında düzenlenen Türkiye Enerji Dönüşümü Yatırım Forumu’nda, karbonsuzlaşma ile ekonomik kalkınmayı birlikte destekleyecek uluslararası ortaklıklara açık olduklarını belirtti.

  • Temel Bulgular: Kurum, artan elektrik talebinin temiz enerji kaynaklarıyla karşılanmasının ve elektrifikasyonun hızlandırılmasının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesini artırmayı sürdüreceğini ve COP31 sürecinde yeni uluslararası ortaklıkların teşvik edileceğini ifade etti.

  • Neden Önemli?: Türkiye’nin iklim diplomasisini yatırım ve uluslararası ortaklıklarla desteklemeyi hedeflediğini gösteren bu yaklaşım, enerji dönüşümünün finansmanını ve uygulanmasını hızlandırabilecek yeni iş birliği alanlarını işaret ediyor.

Türkiye’nin Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2029) yayımlandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan strateji, finansal sistemin yeşil dönüşümü destekleyecek şekilde güçlendirilmesini ve sürdürülebilir yatırımların artırılmasını hedefliyor. Strateji, Türkiye’nin iklim hedefleri doğrultusunda yeşil finans alanındaki ilk kapsamlı ulusal yol haritası niteliğini taşıyor.

  • Temel Bulgular: Strateji 3 temel amaç, 11 hedef ve 45 eylemden oluşuyor. Öncelikler arasında yeşil finans ekosistemi için gerekli altyapının oluşturulması, finans sektörünün kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi ve yeşil finansman mekanizmalarının yaygınlaştırılması yer alıyor. Plan ayrıca finansal piyasaların iklim risklerine uyum kapasitesini artırmayı ve sürdürülebilir yatırımlar için elverişli bir finansman ortamı oluşturmayı amaçlıyor.

  • Neden Önemli?: Strateji, Türkiye’de yeşil finansın kurumsal çerçevesini güçlendirerek iklim yatırımlarının finansmanını kolaylaştırmayı ve kamu ile özel sektör arasında daha koordineli bir dönüşüm süreci oluşturmayı hedefliyor. Ayrıca COP31 politika gündemi için Türkiye’ye yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir finans alanında önemli bir referans sunuyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Londra İklim Eylem Haftası kapsamında düzenlenen Türkiye Enerji Dönüşümü Yatırım Forumu’nda, Türkiye’nin 2035 yılına kadar enerji dönüşümü hedeflerini gerçekleştirebilmesi için yaklaşık 200 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Bayraktar, enerji güvenliği ve net sıfır hedeflerine ulaşmada elektrifikasyonun dönüşümün merkezinde yer aldığını vurguladı.

  • Temel Bulgular: Bayraktar, 2035 yılına kadar güneş ve rüzgar kurulu gücünün 120 GW’a, yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payının ise %70’e çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti. Daha güvenilir bir elektrik sistemi için iletim ve dağıtım şebekelerine 80 milyar dolarlık yatırım öngörüldüğünü ifade ederken, nükleer enerji, yerli gaz ve kritik minerallerin de dönüşüm stratejisinin temel unsurları arasında yer aldığını söyledi.

  • Neden Önemli?: Türkiye’nin enerji dönüşümünün ölçeğini ve sürecin uluslararası finansman ile özel sektör yatırımlarına duyduğu ihtiyacı somut olarak ifade eden bu yaklaşım, enerji güvenliği ve net sıfır hedeflerine eşzamanlı olarak dikkat çekiyor.

EMBER tarafından yapılan yeni analize göre, Türkiye’de 2026 yılının ilk 5 ayında yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi son 26 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Yenilenebilir üretimdeki artış, toptan elektrik fiyatlarını düşürürken hanelere yönelik elektrik sübvansiyonlarında da önemli tasarruf sağladı.

  • Temel Bulgular: Yenilenebilir kaynakların toplam elektrik üretimindeki payı yılın ilk beş ayında %61’e, 2026 yılı mayıs ayında ise %73’e yükseldi. Aynı dönemde toptan elektrik fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre %48 gerilerken, devletin elektrik faturalarına yönelik sübvansiyon harcamaları 746 milyon dolar azaldı. Analiz, söz konusu düşüşte rekor seviyeye ulaşan hidroelektrik üretiminin belirleyici bir rol oynadığını vurguluyor.

  • Neden Önemli?: Bulgular, yenilenebilir enerji üretimindeki artışın elektrik piyasasında maliyetleri düşürürken kamu maliyesi üzerindeki baskıyı da hafifletebileceğine işaret ediyor.

✍ : Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA – International Renewable Energy Agency)

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından yayımlanan 2025 Yenilenebilir Elektrik Üretim Maliyetleri raporu, yenilenebilir enerjinin küresel enerji sistemindeki ekonomik üstünlüğünü pekiştirdiğini ortaya koyuyor. Rapora göre 2025 yılında devreye alınan yeni yenilenebilir enerji projelerinin %90’ından fazlası en düşük maliyetli yeni fosil yakıtlı elektrik üretim alternatifinden daha ucuza elektrik üretiyor.

Aynı yıl yenilenebilir enerji, küresel kurulu elektrik kapasitesinde ilk kez kömürü geride bırakarak dünyanın en büyük elektrik üretim kapasitesi haline gelirken, düşük karbonlu bir alternatif olmanın ötesinde enerji güvenliği, ekonomik rekabet gücü ve jeopolitik dayanıklılık açısından stratejik bir yatırım alanı olarak öne çıkıyor.

Kapsam

Rapor, 2025 yılında dünya genelinde devreye alınan şebeke ölçekli yenilenebilir enerji projelerinin yatırım ve elektrik üretim maliyetlerini (LCOE), kapasite faktörlerini ve işletme maliyetlerini karşılaştırmalı olarak inceliyor. Kara tipi ve deniz üstü rüzgar, güneş enerjisi, hidroelektrik, jeotermal, biyoenerji, yoğunlaştırılmış güneş enerjisi ile batarya enerji depolama sistemleri ve hibrit projelerdeki güncel eğilimleri değerlendirirken, 2035 yılına yönelik maliyet beklentilerini, enerji güvenliği üzerindeki etkilerini ve finansman dinamiklerini de vurguluyor.

Temel Bulgular

Raporda öne çıkan temel bulgulardan aşağıda listelenmektedir:

  • Enerji güvenliği açısından yenilenebilir enerjinin stratejik önemi giderek artıyor. Rapor, 2026 yılı başındaki jeopolitik gelişmelerin yenilenebilir enerji altyapısının fosil yakıt arzındaki dalgalanmalara karşı ekonomiler için önemli bir güvence sağladığını gösteriyor.

  • Yenilenebilir enerji maliyet avantajını güçlendirmeye devam ediyor. 2025 yılında devreye alınan yeni yenilenebilir enerji projelerinin %90’ından fazlası, en ucuz yeni fosil yakıtlı elektrik santralinden daha düşük maliyetle elektrik üretiyor. Kara tipi rüzgar (33 USD/MWh) ve güneş PV (44 USD/MWh) ise en rekabetçi teknolojiler olmayı sürdürüyor.

  • Yenilenebilir enerjinin ekonomik ve çevresel faydaları artarak sürüyor. Mevcut yenilenebilir enerji kapasitesi sayesinde 2025 yılında yaklaşık 480 milyar ABD doları fosil yakıt maliyeti bertaraf edildi ve 8,4 gigaton CO₂ emisyonu önlendi. Bu katkılar, yenilenebilir enerjinin yalnızca elektrik üretiminde değil, makroekonomik dayanıklılık açısından da önemini vurguluyor.

  • Teknoloji maliyetlerindeki hızlı düşüş dönemi yavaşlıyor. Güneş ve kara tipi rüzgar teknolojileri olgunlaşma aşamasına ulaşırken, maliyetlerin önümüzdeki yıllarda düşmeye devam etmesi bekleniyor. İlerideki maliyet düşüşlerinin son 10 yıldaki kadar hızlı olmayacağı öngörülüyor.

  • Batarya depolama, enerji dönüşümünün en hızlı gelişen alanlarından biri olmaya devam ediyor. 4 saatlik şebeke ölçekli batarya sistemlerinin yatırım maliyeti bir yılda yaklaşık %30 gerilerken, yeni büyük ölçekli güneş santrallerinin yaklaşık dörtte biri depolama sistemleriyle birlikte kuruluyor. Bu eğilim, yenilenebilir enerjinin kesintisiz kullanımını destekleyen hibrit çözümlerin yaygınlaşacağını gösteriyor.

  • Yenilenebilir enerjinin ekonomik ve çevresel faydaları artarak sürüyor. Mevcut yenilenebilir enerji kapasitesi sayesinde 2025 yılında yaklaşık 480 milyar ABD doları fosil yakıt maliyeti bertaraf edildi ve 8,4 gigaton CO₂ emisyonu önlendi. Bu katkılar, yenilenebilir enerjinin yalnızca elektrik üretiminde değil, makroekonomik dayanıklılık açısından da önemini vurguluyor.

  • Enerji dönüşümünün önündeki temel engel artık teknoloji değil, finansman. Artan sermaye maliyetleri, ticaret belirsizlikleri ve temiz teknoloji yatırımlarındaki yavaşlama, birçok ülkede yenilenebilir enerji yatırımlarını sınırlayan başlıca faktörler arasında yer alıyor.

  • Enerji dönüşümünün bir sonraki aşamasındaki odak konuları şebekeler, depolama ve sistem esnekliği olacak. IRENA’ya göre önümüzdeki dönemde öncelik, yeni üretim kapasitesi kurmaktan ziyade elektrik şebekelerinin güçlendirilmesi, depolama kapasitesinin artırılması ve enerji sistemlerinin daha esnek hale getirilmesi olmalı. Bu alanlardaki yatırımlar, yenilenebilir enerjinin ekonomik avantajının tam anlamıyla hayata geçirilmesinde belirleyici bir rol oynayacak.

Rapora ulaşmak için tıklayın.

Benzer Yazılar